Kemik Erimesi Tedavisi

Kemik erimesi; kemik doku yoğunluğunun azalması, dayanıklığının azalması yani kemik kalitesinin bozulmasıdır. Kemik Erimesi arttıkça, kemiklerin kırılganlığı da artar. Peki kemik erimesine ne iyi gelir?

Tıp literatründeki Osteoporoz; halk arasında kemik erimesi olarak bilinen hastalıktır.

KEMİK ERİMESİ NASIL OLUŞUR?

Kemiklerdeki protein içeriğinin azalmasıyla ve kemik dokusunun bozulmasıyla ortaya çıkan bu hastalık, günden güne kemiklerin dayanıklılığını azaltır.

Genelde kadınlarda görülen kemik erimesi hastalığı, yaşın ilerlemesiyle etkisini artırır ve ağrılara sebep olur.

KEMİK ERİMESİNİN NEDENLERİ

Diyabet,

Erken menopoza giren kadınlar,

Karaciğer ve böbrek hastalığı bulunanlar,

Güneş ışığından mahrum kalanlar,

Sigara ve alkolü fazla tüketenler,

Hareketsiz kişiler

KEMİK ERİMESİNİN BELİRTİLERİ

Bacak krampları,

Eklem ağrıları,

Omurga bölgesinde kırıklık,

Diş eti problemleri,

Boy kısalması,

Dişlerin kaybedilmesi,

Sırt ağrıları,

Omuz kısımlarında yuvarlaklaşma,

Sırtta kamburlaşma

KEMİK ERİMESİNİN TEDAVİSİ

Kemik erimesine yakalanan hastalar, bazı önlemler alabilir. Bunların başında kişilerin güneşe çıkması geliyor.

GÜNEŞ IŞIĞI, VİTAMİN TAKVİYESİ

Güneş ışığına daha fazla önem vermesi gereken hastaların, ek olarak magnezyum ve C vitamini takviyesi de yapması gerekir.

Vitamin takviyelerinin yanında, kemik yapısının güçlendirilmesi için yaşam tarzına da eskisinden daha fazla önem verilmeli.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Kemik erimesiyle mücadelede erken teşhis çok önemlidir. Eğer dokuda kayıplar meydana geldiyse bu durumun geriye çevrilmesi oldukça zor olur.

HANGİ GIDALAR TÜKETİLMELİ?

Hastalığa karşı 2 farklı tedavi yöntemi vardır. Bunlardan ilki; östrojen tedavisidir. Bu yöntemde hastalık çok ilerlemediyse, hastalığı durdurmak için önlemler alınır. Bu kapsamda; Yulaf, Limon, Lahana, Somon Balığı, Badem, Yoğurt, Brokoli, Yeşil Çay, Limon, Marul gibi gıdaların tükelilmesi önerilir.

İkinci tedavi yöntemi ise; hastaların ortapedi ya da fizik tedavi doktorlarına başvurmaları gerekiyor. Farklı doktorlara giderek tedavi olan hastalar, kemik mineral yoğunluğu testi yaptırdıktan sonra verilen ilaçları tedavi sürecinde eksiksiz bir şekilde kullanmalı.

Kaynak: En Son Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.