Ölmeden önce ölmenin nasıl gerçekleşir? Ölümün rengi olur mu? Sufilere göre ölümün dört rengi.
Yaz geldi. Sıcağı düşünün... Sonra denizlerin diplerinden, ormanlardaki yapraklara kadar, Güneş enerjisiyle yaşayan canlıları... Daha sonra Dünya'ya, Güneş'in u
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, ileride keşke dememek için bugün neler yapmamız gerektiğini anlatıyor.
İnsan için Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ını idrâk etmek mümkün değildir. Zira beşerî ilmin yolu, havâss-ı hamse/beş duyu, akıl ve kalptir. Bütün bu idrak kâbiliyetlerini
İnsan düşünmeli ki: Ne dünyada kaçacak yer var, ne kabirde, ne de mahşerde!.. Öyleyse; «Allâh’a koşun!» (ez-Zâriyât, 50) emrine uyarak, O’nun huzûruna koşmalı,
Göz… Her an binlerce işlemin gerçekleştiği, insan vücudunun ücreleri yenilenemeyen tek bölgesi... Bu yüzden; neye nasıl baktığına çok dikkat etmeli insan. Gözü
Şeyh Sâdî-i Şîrâzî, bir mü’minin sahip olması gereken kalbî derinlik ve inceliği bir hikâye ile anlatıyor.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Boğazı'nın turkuaz rengine bürünmesi dikkat çekmişti. Oluşan manzara birçok kişinin hoşuna gitse de sebebi bir türlü anlaşılamamışt
Mühim olan hangi tarafta olduğumuz? Bu dünyadaki amellerimiz tartılırken “yemîn ashâbı”ndan mı, “şimâl ashâbı”ndan mı? Yani kitabımız sağ tarafımızdan ve önümüz
Bir mü’min, Allâh’ın herhangi bir mahlûkunu gördüğü zaman tefekkür hâlinde olmalı; “Ben onun, o da benim yerimde olabilirdi.” diyerek Cenâb-ı Hakk’ın bu muazzam