Ölümü hatırlamanın kalbe tesiri nedir? Ölümü hatırlamanın üç şekli.
Kulluğun ehemmiyetli vazifelerinden birisi de "Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istendim" buyuran Allah-u Teâlâ'yı, Kur'an-ı Kerim ve kainat kitabı ışığında t
Cenâb-ı Hakk’a hakîkî mânâda kulluk yapabilmek ve bu sûretle mârifetullâha ulaşmak, zikrin kalpte kazandığı mevkî ve hissedilişindeki derinlik nisbetinde gerçek
Hayattaki her nîmet gibi mahrûmiyetlerin de bir imtihan cilvesi olduğunu hatırımızdan çıkarmamalıyız. Şâyet Allah bir şeyi nasîb etmemişse bunu da gönül gözüyle
Tefekkür-i mevte devam etmek pek mühim ibâdetlerdendir. Ölümü anmağa devam edenin kalbinde, dünyaya karşı olan meyl-i muhabbet azalır. Dâimî olarak tefekkür ede
Kendisine az bir dünyalık takdir edilen müʼmin, belki fazlasına sahip olsaydı, mağrur olup azgınlıklara sürüklenebileceğini düşünerek hamd etmelidir. Daha azına
Hikmet sahibi insanlar her şeyin yerini ve önemini kavramışlardır. Önemsiz şeyleri abartma, önemli şeyleri ihmal etme hatası işlemezler. En önemli şeyleri en ön
Allah'a en büyük teşekkür elbette ki her Müslümanın sahip olduğu sağlık, evlat, hürriyeti ve daha bir çok nimeti için şükür etmesidir. İşte kulluk görevinin en
İslâm âlimleri, Kur’ân kıraatinden maksadın; onun hikmet ve mânâlarını tefekkür etmek ve muktezâsınca amel etmek olduğunu söylemişlerdir.
Aklımız dünyadaki hakikati kâmil mânâda kavrayabilir mi? Aklın «bilme, bulma, anlama» gücünün sınırı var mıdır? İşte aklın hakikatle ilişkisi...