Sahabiler

Umâre Bin Hazm (r.a.) Kimdir?

Umâre Bin Hazm radıyallahu anh İslâm’ın Medine’de yayılması için candan gayret gösterip çalışan ve putlara karşı mücadele başlatan bir iman eri! Mekke’nin fethi

Tebük Seferi’ne Katılmayan Sahabinin Çilesi

Özürsüz olarak Tebük Seferi’ne katılmayan üç sahâbeden biri olan Kâ’b bin Mâlik'in (r.a.) çektiği çile...

Sehl Bin Huneyf (r.a.) Kimdir?

Sehl Bin Huneyf radıyallahu anh hicretten önce ikinci Akabe biatında İslâm'la şereflenen Evs kabilesine mensup Medine'li müslümanlardan... Bedir Gazvesine iştir

Hafsa Binti Ömer (r.a.) Kimdir?

Hafsa Binti Ömer (r.a.) kimdir? Mü’minlerin annesi olma şerefini elde eden bahtiyarlardan Hafsa Binti Ömer’in (r.a.) hayatı.

Avf Bin Mâlik (r.a.) Kimdir?

Avf Bin Mâlik radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’le hicretin altıncı yılında buluşmuş bir bahtiyardır.

Muhabbetin Kantarı Fedakârlıktır

Asr-ı saadet döneminden fedakârlığı anlatan ibretlik bir kıssa...

Sehl Bin Sa'd (r.a.) Kimdir?

 Sehl bin Sa'd radıyallahu anh çocuk sahabilerden... Müslüman bir aile ortamında büyüyen bahtiyarlardan... Medine'de en son vefat eden sahâbi...

Nice İbretlerle Dolu Bir Kıssa

Peygamber Efendimizin ashabından Abdullâh bin Huzâfe’nin (r.a.) eşsiz fazîletini ve îman cesâretini sergileyen nice ibretlerle dolu kıssası.

Şehitlerin Efendisi

Uhud Savaşı’nda şehit düşen sahabilerden; Hz. Hamza (r.a.) “Şehîtlerin Efendisi” olma şerefine erdi.

Katiline Can Veren Şehit

Bi’r-i Maûne’de İbn-i Füheyre’nin şehit olurken söylediği “Kazandım vallâhi!” sözünden etkilenerek Müslüman olan müşrik.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.