Meşhur bir atasözü vardır: “Can boğazdan gelir.”
Neden hep sıkıntı, hep sabır?
Allâh’a muhabbet deryâsına götürecek olan yegâne rahmet ve muhabbet pınarı, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. Öyle ki O’na muhabbet, Allâh
ABD'nin en büyük camisindeki hat sanatı uygulamalarını yapan Hattat Hüseyin Kutlu, "İslam bir medeniyettir ve bu medeniyetin merkezinde camiler olmalıdır." dedi
İmânın ilk meyvesi merhamettir. Fakat merhamet hissi, davranışlarla ortaya konulmadığı takdirde ispata muhtaç bir iddiâ olarak kalmaya mahkûmdur. Onun en güzel
Ezvâc-ı tâhirâttan Ümmü Seleme Vâlidemiz’in Hudeybiye günü keskin firâsetiyle bulmuş olduğu çözüm, Efendimiz’in mahzun gönlünü ferahlatırken, mühim bir meseleyi
Cenâb-ı Hak, insanları birbirine muhtaç bir hâlde yaratmıştır. Toplumda güçlüler-kuvvetliler olduğu gibi; zayıflar, sakatlar ve muhtaçlar da dâimâ mevcut olacak
Sükût; âlimlerin süsü, câhillerin örtüsüdür. Sükût zırhına bürünen insan, pek çok tehlikeden korunmuş olur. Bilhassa haset ehlinin zehir saçan nazarlarından kur
Cenâb-ı Vâcibü'l-Vücud'un milyarlarca kulu olduğuna göre, her kuluna tecellisi ayrıdır, milyarlarca kimsenin bu bakımdan bilgi ve imanları müsavi değildir, aynı
Hizmet şuuruna sahip mü’minler, bereketli bir ırmak gibidirler. Öyle ki, akıp gittikleri uzun yollar boyunca binbir canlıya; insana, toprağa, ağaca, güle, sümbü