Hayat, med ve cezirler içinde geçer. Zaman zaman kıtlık ve zorluklar; zaman zaman bolluk ve kolaylıklar; zaman zaman ıstırap ve hicranlar; zaman zaman da sürur
Kur’ân-ı Kerîm “takvâ” üzere bulunan, yani Allâhʼın muhabbet ve rızâsından mahrum kalma endişesiyle titreyen hassas bir gönle hidâyet, şifâ ve rahmet menbaıdır.
Osmanlılar, gönüllerini tezyîn eden İslâm ahlâkının zarâfet ve nezâket numûneleriyle dolu bir hayat yaşamışlardır. Dolayısıyla Avrupa’da insanlar âdeta idârecil
Kainatta her şey insan için, o da Allah’a kul olmak için yaratılmıştır. İnsan kendisine bahşedilmiş nimetlere göre hesaba tabi tutulacaktır.
Dinî hayatta itidal ve dengeli hareket gerçek dindarlıktır. “Bilerek yapılan az ibâdet, gaflette yapılan çoktan hayırlıdır.” Resûl-i Ekrem Efendimiz çoktan ziyâ
Tefekkür-i mevt yani ölümü tefekkür, insanı huzursuz eden nefsânî dünyâ sevgisini azaltır. Dünyanın geçici servet, mertebe, mevkî ve nefsânî güzelliklerini aşır
Bizi Hak katında mahcup etmeyecek bir kulluğun özü; her türlü haram ve günahtan titizlikle kaçınmaktır. Bilhassa, nice büyük ve helâk edici günahların, sıradan
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve tüm camilerde okutulan Cuma hutbesinin bu haftaki konu başlığı ‘Allah’ın rızasına ulaştıran salih ameller’ ol
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şerîfinde bazı kulların işledikleri günahlardan pişman olmalarından dolayı cennete gireceğini haber veriyor. Şeytan böy
Söz getirip götürmek yani nemîme İslâm düşmanı müşriklerin sıfatlarındandır. Koğuculuk yapmak gibi bir ahlâkî zaafın Müslümanı kimlerin durumuna düşürdüğünü iy