Fahruddin Râzî kıssası üzerinden kalbî imanın, teslimiyetin ve tevhid şuurunun müminin hayatındaki yeri vurgulanıyor.
Kur’an ve Sünnet ışığında mümin ve münafık karakterinin temel özellikleri; iman, nifak, psikolojik ve sosyolojik yönleriyle ele alınıyor.
Mü’min, kâfir ve münafık karakterlerinin temel özellikleri; iman, küfür ve nifak arasındaki farklar ve insan ruhundaki yansımalarıyla birlikte değerlendiriliyor
Kur’an ve hadisler ışığında kalbin önemi, kalplerin katılaşması, vicdanın zayıflaması ve iç dünyadaki değişimlerin toplumsal yansımaları ele alınıyor.
Ebû Saîd el-Hudrî’nin (r.a.) açlık karşısında gösterdiği sabrı ve iffetli duruşu üzerinden tevekkül, kanaat ve rızık bilinci anlatılıyor.
İslam’da iman gönüllülük esasına dayanır, dinde zorlama yoktur ve mümin sorumluluk bilinciyle hareket eder.
İmanın dille ikrarın ötesine geçip kalpte bir lezzete dönüşmesini engelleyen dünyevî prangalardan kurtularak gerçek huzura ve teslimiyete ulaşın.
Hayat, tekrarı olmayan tek seferlik bir imtihan müddetidir. Ömür kandili sönmeden, hayatın baharı olan gençliği Hakk’ın rızasıyla ebedi kazanca dönüştürmenin yo
Allah’a ve O’nun mukaddeslerine gösterilen tâzîm, kulun îmanını ve amelini nasıl derinleştirir; edep ve hürmet neden ibâdetlerin ruhu kabul edilir?
Her hayrın başı Allâh sevgisi, hikmetin başı haşyettir; bu şuur, kulun hayâtına istikâmet kazandırır.