Karia Suresi Ezberle 10 Tekrar - Karia Suresi Tekrarlı

Karia suresini, Karia suresinin 10 tekrar ile okunduğu videodan kolayca ezberleyebilirsiniz. Ezberlemek için tekrarlı videoyu takip edebilirsiniz. Videoda Karia suresinin Arapça yazılı takibi de bulunmaktadır.

KARİA SURESİNİN TÜRKÇE OKUNUŞU*

(*Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için aramalarda çıkmak için sitemize eklenmiştir.)

Bismillâhirrahmanirrahim.

﴾1﴿ El kâriatu.

﴾2﴿ Mâl kâriatu.

﴾3﴿ Ve mâ edrâke mâl kâriatu.

﴾4﴿ Yevme yekûnun nâsu kel ferâşil mebsûs(mebsûsi).

﴾5﴿ Ve tekûnul cibâlu kel ıhnil menfûş(menfuşi).

﴾6﴿ Fe emmâ men sekulet mevâzînuhu.

﴾7﴿ Fe huve fî îşetin râdiyetin.

﴾8﴿ Ve emmâ men haffet mevâzînuhu.

﴾9﴿ Fe ummuhu hâviyetun.

﴾10﴿ Ve mâ edrâke mâ hiyeh.

﴾11﴿ Nârun hâmiyetun.

KARİA SURESİNİN ANLAMI

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

﴾1﴿ Yürekleri hoplatan büyük felaket!

﴾2﴿ Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

﴾3﴿ Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

﴾4﴿ O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

﴾5﴿ Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.

﴾6﴿ İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,

﴾7﴿ Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.

﴾8﴿ Ama kimin de tartıları hafif gelirse,

﴾9﴿ İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.

﴾10﴿ Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?

﴾11﴿ O, kızgın bir ateştir.

Tefsirini okumak için tıklayınız.

İslam ve İhsan

KARİA SURESİNİN OKUNUŞU, ANLAMI VE TEFSİRİ

Karia Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.