Kamet Nasıl Okunur?

Erkekler için namazdan önce kamet getirmenin hükmü nedir? Namazda kamet nedir, nasıl getirilir? Kametle ilgili hadisler var mıdır?

Erkeklerin yalnız başlarına veya cemaatle kılacakları vakte ait farz namazı veya kaza namazı için kâmet getirmesi sünnettir. Kadının ezan ve kâmet getirme yükümlülüğü yoktur. Bununla birlikte ezan veya kâmet getirse mekruh olur ve okuyacağı ezanın iadesi gerekir.

KAMET NASIL GETİRİLİR?

Kamet Arapça:

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ - اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ - اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ

حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ - حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ

حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ - حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ

قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ - قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

Kamet Türkçe Okunuşu ve Anlamı:

"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür.) (4 kere)

"Eşhedü en lâ ilâhe İllallah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.) (2 kere)

"Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir.) (2 kere)

"Hayye ale's-salâh" (Haydi namaza.) (2 kere)

"Hayye ale'l-felâh" (Haydi kurtuluşa.) (2 kere)

"Kad Kâmeti's Salâh" (Namaz başladı.) (2 kere)

"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür.) (2 kere)

"Lâ ilâhe İllallah" (Allah'tan başka ilâh yoktur.) (1 kere)

KAMET NEDİR?

Erkeklerin yalnız başlarına veya cemaatle kılacakları vakte ait farz namazı veya kaza namazı için kâmet getirmesi sünnettir. Kadının ezan ve kâmet getirme yükümlülüğü yoktur. Bununla birlikte ezan veya kâmet getirse mekruh olur ve okuyacağı ezanın iadesi gerekir.

Cumadan başka bir farz için birden fazla ezan ve hiçbir farz için birden çok kâmet meşrû değildir. Bu yüzden, bir mescitte ezan ve kâmetle vakit namazı kılınmışsa, daha sonra tek veya cemaat olarak aynı vakti o mescitte kılacak olanların tekrar ezan ve kâmet okumaları gerekmez. Hatta ezan okunduktan sonra vaktin farz namazını evinde veya işyerinde kılacak olan kimselerin ezan okumadıkları gibi, cemaat bile olsalar kâmet de getirmeyebilirler. Bununla birlikte cemmat olunca kâmet getirmeleri müstehaptır. Vitir, bayram ve teravih namazı gibi namazlarda kâmet yoktur.

Kâmetin sözleri ezandakinin aynıdır. Ancak حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ hayye alel-fe­­lâh”dan sonra, iki kere, قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ “kad kâmeti’s-salâtü (namaz başladı) cümlesi ilâve edilir. Kâmet de ezan gibi ikişerli olarak okunur. Delil şu hadistir: “Abdullah İbn Zeyd el-Ensârî (r.a) Hz. Peygamber’e gelerek şِöyle dedi: “Ben rüyamda, üzerinde iki yeşil bürde bulunan bir kişinin bir duvarın üzerine çıkıp ikişer ikişer sِöyleyerek ezan okuduğunu ve kâmet getirdiğini gِördüm.”[1] Hz. Peygamber’in emri üzerine, Bilâl (r.a)’e ِöğretilen bu sِözcüklerle ezan uygulaması başlatılmıştır.

Şâfi ve Hanbelîlere göre, kâmetin kelimeleri birer kere okunan on bir kelimeden ibarettir. Yalnız “kad kâmeti’s-salâh” sözü iki kere tekrarlanır. Onlar bu konuda Abdullah İbn Ömer’den rivâyet edilen bir hadise dayanmışlardır.[2]

Kâmetin, harflerini belirtecek şekilde hızlı okunması sünnettir. Ezanda olduğu gibi kâmetin de abdestli, kıbleye yönelerek, yürüme ve konuşma gibi davranışlardan uzak durarak getirilmesi sünnetir.

Dipnotlar:

[1] Zeylâî, age, I, 266-267; İbn Mâce, Ezân, 6 ; A. İbn Hanbel, V, 232. [2] Şevkânî, age, II, 43.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

EZAN VE KAMET NEDİR?

Ezan ve Kamet Nedir?

KAMET NASIL GETİRİLİR?

Kamet Nasıl Getirilir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.