Kadınlar Adetliyken İçinde Ayetler Olan Kitapları Okuyabilir mi?
Kadınlar adetliyken içinde ayetler olan kitapları okuyabilir mi? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Özel durumlarında hanım kardeşlerimiz Kur’ân-ı Kerîm’e el süremezler ve Kur’ân-ı Kerîm’i okuyamazlar. Bir kitaba Kur’ân-ı Kerîm denmediği sürece ona Kur’ân-ı Kerîm muamelesi yapılmaz. Sözü edilen kardeşimizin bahsettiği kitaplar ister İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn olsun ister başka kitaplar olsun, evet, bu eserlerin içinde Kur’ân ayetleri geçmektedir. Ancak bu ayetler, kitabın yekûnunun yaklaşık yüzde biri kadardır.
Bu gibi kitapları okumasında ve eline almasında herhangi bir mahsur söz konusu değildir. Nihayetinde Müslüman her hâlükârda temiz bir insandır. Bu dönemlerdeki hanım kardeşlerimiz —hâşâ— pis değildirler; sadece ilahî bir hikmet gereği birtakım yasaklarla sınırlandırılmış bir durumdadırlar.
Binaenaleyh Kur’ân-ı Kerîm hariç, her türlü kitabı —hadis-i şerifler dâhil olmak üzere— okuyabilirler. Sahih-i Buhârî’yi de okuyabilirler, Sahih-i Müslim’i de okuyabilirler. Nitekim Buhârî, Kur’ân-ı Kerîm’den sonra Müslümanların en sağlam kitabıdır; Müslim de hakezâ öyledir.
Dolayısıyla yasak olan, Kur’ân-ı Kerîm’i okumak ve Kur’ân-ı Kerîm’e dokunmaktır. Bu kitapların içerisinde Kur’ân ayetleri yazılıysa, o ayetlerin üzerine gidip ellerini veya parmaklarını dokunduramazlar; ancak sayfasını açabilirler. Kur’ân-ı Kerîm olmayan kitaplardan ilmihal kitabı okuyabilirler, âdâb kitabı okuyabilirler, fıkıh kitabı okuyabilirler, hadis kitabı okuyabilirler. Ağırlıklı olarak tefsirin bulunduğu, Kur’ân ayetlerinin az olduğu tefsir kitaplarını da okuyabilirler.
Özetle, Kur’ân denilmeyen bütün kitapları okuyabilir ve eline alabilirler. Bu kitaplarda Kur’ân ayetleri bulunabilir; ancak bu ayetlerin üzerine el sürmezler ve onları okuyamazlar.
Okuma meselesine gelince: Hanefî, Hanbelî ve Şâfiî mezheplerinde okuma, ağızdan ses çıkarılarak yapılan fiildir. Dudakların hareket etmediği, dilin depreşmediği ve sesin çıkmadığı zihinden okuma eylemine biz Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebi mensupları “okuma” demiyoruz. Böyle bir okumayla namazda kıraat de olmaz. Ancak İmam Mâlik Hazretleri zihinden okumaya da okuma demektedir. Binaenaleyh İmam Mâlik’e göre bu şekilde okumuş sayılırlar; bize göre ise sadece zihinlerinden geçirmiş sayılırlar. Böyle bir okuma yapabilirler.
Nitekim Türkçemizde de bugün “okuma” dediğimizde, bir kimse “Ben falan kitabı okudum” dediğinde, bunu bağırarak ya da sesli okuduğunu kastetmez; zihninden, gözüyle okuduğunu ifade eder. Dolayısıyla dili depreşmedikçe ve ses çıkmadıkça, ayetleri gözle okumada da bir sakınca söz konusu değildir.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!