İyi bir Müslümanın Özellikleri

İyi bir Müslüman nasıl olmaldır? 20 maddede iyi bir Müslümanın özellikleri...

İyi bir müslüman:

1) İman esaslarına şüphesiz olarak inanır ve bu inancını dili ile söyler.

2) İbadetlerini Allah’ın emrettiği ve Peygamberimizin gösterdiği şekilde yapar.

3) Dinimizin yasakladığı içki, kumar, hırsızlık ve dolandırıcılıktan kaçınır.

4) Yalan söylemez, yalancı şahitliği yapmaz, yalan yere yemin etmez, kimsenin aleyhinde konuşmaz.

5) Ne eliyle, ne de diliyle hiç kimseyi incitmez.

6) Verdiği sözde durur, emanete hiyanet etmez.

7) Üzerine aldığı görevleri en iyi bir şekilde yapmaya çalışır.

8) İnsanları birbirine düşürecek her türlü söz ve davranıştan kaçınır, dargınları barıştırır.

9) İki yüzlülükten sakınır, özü sözüne uygun ve dosdoğru olur.

10) İyi ve ahlâklı insanlarla arkadaşlık yapar, kötü kimselerle oturup kalkmaz.

11) Anne ve babasına saygılı olur, onları üzecek söz ve davranışlardan sakınır.

12) Küçüklere sevgi, büyüklere saygı gösterir.

13) Komşularını incitmez, elinden geldiğince iyilik yapar.

14) Birisine haksızlık ettiği zaman özür diler, hak sahibine hakkını iade eder. Allah’dan da af diler.

15) Kendisine kötülük yapanlardan öc almaz, haksızlık edeni bağışlar.

16) Helâl yollardan hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışır, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için hazırlık yapar.

17) Herkesin iyiliği için çalışır, özellikle fakirlere, düşkün ve kimsesizlere yardımda bulunur.

18) Allah yolunda, vatan ve millet için gerektiğinde elinden gelen hiç bir fedakârlıktan çekinmez.

19) Kimse ile alay etmez, kimseyi küçük görmez, herkesle iyi geçinir, alçak gönüllü olur.

20) Bütün müslümanları kardeş bilir.

21) Karşılaştığı zorluklar karşısında ümitsizliğe düşmez, sabırlı olur.

HAKİKİ MÜSLÜMANIN ÖZELLİKLERİ

Hakiki Müslümanın Özellikleri

İDEAL MÜSLÜMANIN ÖZELLİKLERİ

İdeal Müslümanın Özellikleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.