İsrail'in 173 Gündür Saldırılarını Sürdürdüğü Gazze'de Can Kaybı 32 Bin 490'a Çıktı

İsrail ordusunun, halkı aç ve susuz bırakıp yardımların ulaşmasını engelleyerek insani felakete yol açtığı Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 32 bin 490'a yükseldi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 173 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

İsrail güçlerinin son 24 saatte Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 76 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 102 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 32 bin 490'a, yaralı sayısının da 74 bin 889'a ulaştığı bildirildi.

Açıklamada, hala enkaz altında ve yol kenarlarında cesetlerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığını vurgulandı.

İsrail, Gazze’de ayakta kalan son hastanelere bir haftadır yoğun saldırı düzenliyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda 23 kişi yaşamını yitirdi

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde, Filistinli Dahir ailesine ait evi hedef alması sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, yaralananlar oldu.

Ayrıca aynı kentte Hamadiye ailesine ait eve düzenlenen hava saldırısında çok sayıda kişi yaralandı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre ise İsrail ordusu, sabah saatlerinde Refah'taki Gazze Avrupa ve Kuveyt Hastaneleri çevresini havadan hedef aldı.

Han Yunus'taki Nasır Hastanesine baskın

Ayrıca İsrail ordusu, sabah saatlerinde Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yer alan ve yerlerinden yurtlarından tehcir edilen çok sayıda Filistinlinin sığındığı Nasır Hastanesine baskın düzenledi.

Baskın sırasında sağlık personelinin yanı sıra çok sayıda zorla yerinden edilen Filistinli alıkonuldu, yaralananlar oldu.

İsrail askerleri hastanedekilerin binayı boşaltmasını ve Han Yunus'un batısındaki Mavasi bölgesine gitmelerini istedi.

Bureyc Kampı'na saldırı: 3 ölü

Öte yandan sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Bureyc Mülteci Kampını bombaladı, kamptaki siviller üzerine ateş açtı.

Saldırıda 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Nuseyrat Mülteci Kampındaki bazı yapılar da İsrail savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yerle bir oldu.

Gazze'de 5 katlı bina hedef alındı

İsrail ordusu, hava saldırısı düzenlediği Gazze kentinde ise 5 katlı bir binayı ve Sakik ailesine ait evi hedef aldı. Saldırıda çok sayıda Filistinli yaşamını yitirdi ve yaralandı.

Ayrıca 10 gündür İsrail'in kuşatması altındaki Şifa Hastanesi yerleşkesi çevresinde hedef alınan binaların enkazı altında yaklaşık 25 kişi bulunuyor.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre ise Gazze kentinin doğusundaki Karni Sınır Kapısında İsrail'in Filistinli sivilleri hedef alması sonucu 8 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun beldesinde aylardır açlıkla mücadele eden ve etraftan yiyebilecekleri otları toplayan Filistinlileri topçu atışlarıyla hedef aldı.

Saldırıda 1 Filistinli yaşamını yitirdi, yaralananlar oldu.

İsrail askerleri, ayrıca Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinin doğusundaki Hamuda Kavşağı yakınlarında yer alan tarım arazilerine bir dizi hava saldırısı düzenledi.

İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği son saldırılarda en az 9 Filistinli öldü

Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail savaş uçakları, Gazze kentinin batısında "Acur" ailesine ait evi bombalaması sonucu aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 8 Filistinli öldü, birçoğu da yaralandı.

İsrail ordusunun, kentin doğusundaki Şucaiye Mahallesi'ndeki Şucaiyye Kavşağına düzenlediği bombardımanda da en az 1 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi yakınındaki bölgelere İsrail savaş uçaklarının şiddetli saldırıları sonucu en az 7 Filistinli yaralandı.

Refah'ta sığınmacıların çadırları bombalandı

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Refah kentindeki Şabura Mülteci Kampı'nda sığınmacıların yaşadığı çadırları bombaladı.

Saldırıda bir Filistinli kadın yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail Şifa Hastanesi çevresindeki evleri hedef aldı, hastanedeki yaralıları alıkoydu

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, 10 gündür kuşatma altında tuttuğu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Şifa Hastanesi çevresindeki evlere yönelik saldırılarını sürdürüyor.

İsrail askerleri, hastane içinden ve çevresinden onlarca kişiyi alıkoyarken yüzlerce kişiyi de Gazze Şeridi'nin güneyine ya da Gazze kentinin doğusuna göçe zorladı.

Şifa Hastanesi çevresindeki 10 ev ve bina ateşe verildi, 100 dairenin bulunduğu 3 bina savaş uçaklarınca bombalandı, binalar yerle bir edildi.

İsrail güçleri hastane içindeki yaklaşık 160 hasta ve yaralı ile 25 sağlık çalışanını da alıkoydu.

İsrail ordusunun Şifa Hastanesi'ne saldırısı

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde hasta, yaralı ve yerinden edilmiş binlerce kişinin sığındığı Şifa Hastanesi'ne 18 Mart'ta baskın düzenlemiş ve yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı yerleşkeyi kuşatmıştı.

Baskında 800'den fazla kişinin İsrail güçleri tarafından alıkonularak sorgulandığı ve 170'ten fazla Filistinlinin ise hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

İsrail ordusu, 15 Kasım 2023'te de Gazze Şeridi'nin en büyük sağlık kompleksi konumundaki Şifa Hastanesi'ne Hamas'a ait "tüneller ve cephanelikler" bulunduğu iddiasıyla baskın düzenlemiş, hastaneyi hizmet dışı bırakıp ciddi zarar verdikten sonra iddialarını destekleyecek kanıtlar sunamamıştı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.