İsrail 45. Günde De Gazze'yi Aralıksız Vurdu

İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların 45. gününde de kentin çeşitli bölgelerine bombardımanı sürdürdü.

Filistin haber ajansı WAFA'nın bildirdiğine göre, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinin kuzeybatısına düzenlenen hava saldırıları sonucu onlarca kişi öldü.

İsrail savaş uçakları tarafından onlarca füzenin fırlatıldığı Han Yunus'un Hamed konut kenti çevresinde çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan onlarca kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı.

Han Yunus'un doğusundaki Beni Sehila beldesine de hava saldırıları düzenlendi.

Gazze kentinin güneyindeki Zeytun Mahallesi'ndeki Askula mevkisini hedef alan İsrail topçularının atışları sonucu ölenler ve yaralananlar oldu.

Yine Sabra Mahallesi'ne düzenlenen bombardımanda yıkılan binaların enkazında onlarca kişi kaldı. Enkaz altındakiler, yağışlı hava durumu ve sivil savunma ve kurtarma ekiplerinin ulaşım imkanlarındaki kısıtlılık nedeniyle henüz çıkarılamadı.

Şihab ajansının Gazze'deki gelişmelere ilişkin anlık aktardığı bilgilere göre de İsrail savaş uçakları Endonezya Hastanesinin çevresini yoğun bombardımana maruz bıraktı.

Saldırılar sonucu hastane içinde ve dışında çok sayıda kişi yaralandı.

Hastane müdürü Al Jazeera televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 140 yataklı hastanede 650 hastanın tedavi gördüğünü ifade etti.

İsrail'in hedefi bu kez Endonezya Hastanesi oldu

İsrail ordusunun Gazze'deki Endonezya Hastanesine saldırısı sonucu en az 8 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail ordusunun roketlerle vurduğu Endonezya Hastanesinde en az 8 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı.

Hastanenin ikinci katı bombardıman sebebiyle büyük hasar gördü.

Saldırıda 2 doktor yaralandı.

Saldırı, hastanede elektriklerin kesilmesine neden olurken, 140 yataklı olduğu belirtilen sağlık kurumunda 650 hastanın tedavi gördüğü, yaklaşık 150 yaralı olduğu kaydedildi.

Hastaneyi abluka altına alan İsrail güçlerinden çevredeki yüksek binaların çatılarına yerleştirilen keskin nişancıların, hastane kapısı önünde her türlü harekete kurşunla karşılık verdiği aktarılıyor.

Öte yandan, Şihab haber ajansı, Telegram sayfasından, gazeteci Enes Şerif'in Endonezya Hastanesi içinden "İşgal güçleri hastaneyi direkt hedef almakta. Hasta ve yaralıların üzerine ateş açmaktadır. Bu belki son görüşme olacak. Lütfen, burada durumlar oldukça zor. Bu mesajı iletiniz." anonsunu paylaştı.

Hastaneden bir diğer görüntüde ise bir doktorun yerde yatan yaralıyı tedavi etmeye çalıştığı anlar yer aldı.

Gazeteci Şerif'in çektiği, hastanenin doğrudan hedef alındığını gösteren fotoğraflarda ise bombardımanla parçalanmış odalar ve yatakta tedavi olmayı beklerken ölen çocukların cesetleri, yaşanan dramı açıkça ortaya koyuyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Gazze'de derhal ateşkes yapılması çağrısında bulundu

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Gazze'de sürekli akmakta olan kanın durdurulması için derhal ateşkes kararı alınmasını istedi.

Merkezi Fransa'da bulunan uluslararası sivil toplum kuruluşu MSF'nin, X platformundan yaptığı açıklamada, "Akan kanın durması için geçen zamana göre ateşkes en çok şimdi gereklidir." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Gazze'nin güneyindeki Nasır Hastanesi'ne yaklaşık bir kilometre uzaklıkta dün gerçekleştirilen hava saldırısı sonucu 70 kişinin hayatını kaybettiği ve dakikalar içinde hastaneye aralarında ağır yanıkları olan çok sayıda çocuğun da bulunduğu 122 yaralının getirildiği bildirildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar üyelerinin hizmet verdiği yanık ünitesinde her gün yaklaşık 10 ameliyat yapıldığına işaret edilen açıklamada, hastanenin dolu olduğu, yaralıların sıra beklemek zorunda kaldığı belirtildi.

Hamas, esir değişimi ve ateşkesin bugün olacağına ilişkin haberleri yalanladı

Hamas Hareketi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, medyada yer alan, Hamas ile İsrail arasında esir değişimine ilişkin anlaşmanın sağlandığı ve bugün yapılacağı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Hamas'ın Telegram sayfasından açıklama yapan Rişk, Hamas'tan çeşitli kaynaklara dayandırılan esir değişimi ve ateşkes konusuna ilişkin haberlerin doğru olmadığını belirtti.

İsrail'deki Jerusalem Post gazetesinin bir yetkiliye dayandırdığı haberde de esirlerin serbest bırakılacağına ve ateşkesin bugün başlayacağına dair bir anlaşmaya varıldığına ilişkin bilginin doğru olmadığı ifade edildi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.