İslam’da Ticaret İçin Kredi Nasıl Temin Edilir?

İslam’da yatırım için büyük krediler nasıl temin edilir? Mudarabe kredisi caiz midir?

İslâm’da kısa vadeli ve küçük kredileri, karz-ı hasen yoluyla temin etmek mümkündür. Daha çok ticari olmayan ihtiyaçlar, dar ve sabit gelirlilerin kısa süreli sıkıntıları ve yine ticaretle uğraşanların geçici ve kısa süreli ekonomik finansmanları bu yolla karşılanabilir.

MUDARABE KREDİSİ CAİZ MİDİR?

İslâm’da uzun vadeli ve büyük krediler için “kâr ortaklığı” esası getirilmiştir. Çünkü karşılıklı yarar olmaksızın, varlıklı kimselerin birbirine sürekli yardımcı olması beklenemez. Mufâvaza, inan, mudârabe, vücuh ve sanayi şirketi gibi ortaklıklar İslâm’da her türlü ticari krediyi sağlamağa elverişlidir. Özellikle “mudarabe” İslâm bankacılığının da esasını teşkil eder. Mudârabe, emek-sermaye ortaklığı demektir. Bir taraf emeğini, teşebbüs gücünü ortaya koyar, sermaye sahipleri de finansman sağlar. Belli dönem sonlarında elde edilen kârı anlaşma oranlarına göre paylaşırlar.

İşletmeci, ortaklığa yalnız emeği ile katıldığı için kasıt, kusur veya ihmali olmaksızın meydana gelecek zarara yalnız emeğinin karşılığını alamama şeklinde katlanır. Zarar önce kârdan, bu yetmezse anaparadan karşılanır. Bir müteşebbis kişi veya kuruluş bir çok kimsenin tasarruflarını toplayıp ticaret işinde çalıştırdığı ve onlara kârdan pay dağıttığı zaman bir İslâm bankası modeli ortaya çıkmış olur.[1]

Tarımla uğraşanların da; ziraat ortakçılığı, bağ-bahçe ortakçılığı(müsâkât) ve ağaç dikimi ortakçılığı (mügârese) yöntemleriyle, bir taraf toprağını veya dikilmiş ağaçlarını, diğer taraf da emek ve sermayesini ortaya koyarak, çıkacak ürünü paylaşma esasına dayalı ortaklık kurabilirler.

İşletme için gerekli krediyi üçüncü bir kişi veya kuruluş vermek suretiyle, çıkacak ürünü üçlü paylaşım da olabilir. Köylüye verilecek tarımsal kredilerin, üründen pay alma yöntemiyle verilmesi durumunda, toprak bereketi yüzünden, faizin çok üstünde gelir elde etmek mümkündür. Bu ortaklık türlerinin ticaret ve tarım kesiminde uygulanarak test edilmesi ve istatistik bilgilerle denetlenmesi durumunda, daha net sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Dipnot:

[1] bk. Hamdi Döndüren, Günümüz Ekonomik Problemlerine İslâmî Yaklaşımlar, s. 87 vd.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

KREDİ KARTI CAİZ MİDİR?

Kredi Kartı Caiz midir?

İSLAM’DA TİCARET

İslam’da Ticaret

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.