İman Esasları

İslam dininin iman esasları nelerdir? Ehl-i Sünnet’e göre inanç esasları nedir? İman esasları kısaca...

Kur’ân, bütün dînî ilimlerin kaynağıdır. Ehl-i Sünnet’e göre inanç esasları; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve kadere îmândır. Kur’ân-ı Kerîm’de inanç esaslarını topluca ve ayrı ayrı bildiren çok sayıda âyet-i kerîme vardır. Husûsiyetle Allah’a îmânla ilgili âyetler Kur’ân’ın pek çok yerinde vardır.

İMANIN ESALARI NELERDİR?

Bazı âyetlerde Allah’a ve Peygamberi Muhammed’e îmân edilmesi emredilir:

“Ey îmân edenler! Allah’a ve Peygamberine îmân edin!” (Nisâ, 4/136. Ayrıca bk. Hadîd, 57/7; Teğâbün, 64/8).

“Allah’a ve Allah’a inanan ümmî Peygamberi rasûlüne îmân edin!” (A’râf, 7/158) vb. âyetler bunlara misâldir.

Bazı âyetlerde Allah’a ve âhirete îmân bildirilir:

“Allah’a ve âhiret gününe inananlara, elbette büyük bir ecir vereceğiz” (Nisâ, 4/162) âyeti gibi.

Bazı âyetlerde îmân esaslarından üçü bir arada zikredilir:

“Kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâîl’e ve Mîkâîl’e düşman olursa bilsin ki Allah da kâfirlerin düşmanıdır” (Bakara, 2/98) âyeti gibi.

Bazı âyetlerde dördü bir arada zikredilir:

“Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene îmân etti, mü’minler de îmân ettiler. Onlardan her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine îmân ettiler” (Bakara, 2/285) âyeti gibi.

Bazı âyetlerde beşi bir arada zikredilir:

“Gerçek iyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin iyiliğidir ki; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, Kitab’a ve peygamberlere inanır.” (Bakara, 2/177).

“Ey îmân edenler! Allah’a, Peygamberi’ne, Peygamberi’ne indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba îmân edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse tam manasıyla sapıtmıştır” (Nisâ, 4/136) âyetleri gibi.

Îmân esaslarını topluca bildiren âyetlerde en fazla beşinin bir arada zikredildiğini görüyoruz. “Kadere îmân” bunlarda zikredilmiyor. Ehl-i Sünnet “Kader”e îmânı da, îmân esaslarına ilave etmiştir. Zira “Cibrîl Hadisi” diye meşhur olan bir sahih hadiste Hz. Peygamber îmân esaslarını altı madde olarak bildirmiştir:

Bu hadiste, yukarıdaki âyetlerde geçen beş maddeye “Hayrı ve şerri ile kadere îmân” ilâve edilmiştir.[1]

Esasen Allah’ın ilim, irâde, kudret ve tekvîn sıfatlarına îmân, kadere îmânı da gerektirmektedir. İnsanı da, insanın hayır olsun şer olsun her türlü fiillerini de Allah’ın yarattığını bildiren çok sayıda âyet-i kerîme vardır:

“De ki; Allah, her şeyin yaratıcısıdır.” (Ra’d, 13/16)

“Sizi, gökten ve yerden rızıklandıran Allah’tan başka yaratıcı var mı?!”

(Fâtır, 35/3)

“Her şeyi yaratıp ona bir nizâm veren ve mahlûkâtın mukadderâtını tayin eden Allah, yüceler yücesidir.” (Furkân, 25/2)

“Biz, her şeyi bir ölçüye (kadere) göre yarattık” (Kamer, 54/49) vb. âyetler bunlardan bazılarıdır.

Ehl-i Sünnet âlimleri, bu âyetlere ve Hz. Peygamber’in bazı hadislerine istinâden îmân esaslarını altı madde olarak benimsemişlerdir.

[1] Müslim, Îmân, 1; Ebû Dâvûd, Sünnet, 15; Tirmizî, Îmân, 4; İbn Mâce, Mukaddime, 9; Ahmed b. Hanbel, I, 51 vd.

Kaynak: Prof Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları

 

İMAN ESASLARI NELERDİR?

İman Esasları Nelerdir?

DİN NE DEMEK? - DİNİN ANLAMI NEDİR?

Din Ne Demek? - Dinin Anlamı Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • selamünaleyküm

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.