İmam Hatip Ortaokulunda ‘Bilim Fuarı’ Açıldı

Edirne Selimiye İmam Hatip Ortaokulunda "4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı" açıldı.

Edirne Selimiye İmam Hatip Ortaokulunda "4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı" açıldı. Fuarda 70 öğrenci tarafından hazırlanan 23 proje sergilendi.

İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, öğrencilerle 1,5 yıllık aranın ardından bir etkinlikle buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Selimiye İmam Hatip Ortaokulunun, Edirne'nin en güzide ve en başarılı okullarından olduğunu belirten Arpacı, "Okulumuz, yapmış olduğu çalışmalarla başarılı işlere imza atmakta, bizleri de gururlandırmaktadır." dedi.

Arpacı, Türklerin bilim tarihine damga vuran bir medeniyetin torunları olduğunu ifade etti.

Tarihte Türk bilim insanlarının önemli buluşlara imza attığını belirten Arpacı, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın sürekli söylediği 'düşün, tasarla, uygula' fikrinden hareketle artık çocuklarımız bilim alanında da başarılı olmaktadırlar. Robotik kodlamayla, yazılımlarla, yapay zekayla inşallah bilim insanlarımızın yolundan gideceksiniz. İnşallah bundan sonra yapacağınız çalışmalarda da hem Edirne'mizi hem de güçlü Türkiye'mizi en iyi şekilde sizler temsil edeceksiniz."

Okul Müdürü Fatih Ot da Selimiye İmam Hatip Ortaokulunun 600 öğrencisi ve 55 öğretmeniyle Edirne'de güzel çalışmalara imza attığını belirtti.

4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı'nın da bu güzel çalışmalardan biri olduğunu ifade eden Ot, "İnşallah bu fuarımız öğrencilerimizin gelişimine, ilim irfan ve hikmet yolunda yeni ilhamlar kazanmasına ve yeni projelere başlamak için heveslenmelerine vesile olur." dedi.

Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından, aralarında "Ben senin yaşındayken", "Chladni desenleri", "Poliüretan ile topraksız tarım", "Bisikletimi sürüyorum, enerjimi üretiyorum", "The magic sandbox" gibi çalışmaların de yer aldığı projelerin bulunduğu alan gezildi.

Kaynak: AA
PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.