Hz. İsa (a.s.) ile Peygamberimiz Arasında Ne Bağ Vardır?
Hz. İsa (a.s.) ve diğer peygamberlerle Peygamberimiz arasındaki tevhid bağı, ortak davet anlayışı ve ümmete yönelik merhamet ve dualar anlatılıyor.
Hadîs-i şerifte;
“Ben kardeşim İsa’nın müjdesiyim...” buyuran Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in daveti ile bütün peygamberlerin ve Hazret-i İsa’nın daveti, özü itibarıyla tamamen aynıdır. Şu var ki, önceki peygamberlere mensup olanlar, Allâh’ın kitabını ve peygamberlerinin yolunu tahrif ettikleri için Cenâb-ı Allah, Efendimiz Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i yeni bir kitap (Kur’ân) ile kıyâmete kadar bütün âlemlere rahmet olarak göndermiş ve din olarak bütün insanlık için İslâm’ı ikāme etmiştir.
PEYGAMBERLERİN TEVHİD DAVASINDA ORTAKLIK
Dolayısıyla gerek diğer peygamberler ve gerekse Hazret-i İsa’nın bizâtihî tevhid telâkkîsi ile Hazret-i Peygamber’in tevhid telâkkîsi aynıdır. Bu aynılık onların duâlarında bile vardır.
Nitekim bir gün Allah Rasûlü, İbrahim -aleyhisselâm-’ın;
“Rabbim, putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir.” (İbrâhim, 36) sözünü ve İsa -aleyhisselâm-’ın;
“Eğer kendilerine azap edersen, şüphesiz onlar Sen’in kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen izzet ve hikmet sahibisin.” (el-Mâide, 118) duâsını okudu. Sonra ellerini kaldırdı ve;
“Allâh’ım, ümmetimi koru, ümmetime merhamet et!” diye yalvararak ağladı.
Bunun üzerine Cenâb-ı Hak;
“–Ey Cebrâil! -Rabbin her şeyi daha iyi bilir ya- git, Muhammed’e niçin ağladığını sor!” buyurdu.
HZ. İSA (a.s.) VE PEYGAMBERİMİZ ARASINDA GÖNÜL BAĞI
Cebrâil -aleyhisselâm- geldi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz ona, ümmeti için duyduğu endişe sebebiyle ağladığını bildirdi. (Hazret-i Cebrâil’in dönüp durumu haber vermesi üzerine) Allah Teâlâ;
“–Ey Cebrâil! Muhammed’e git ve O’na; «Ümmetin husûsunda Sen’i râzı edeceğiz ve Sen’i asla üzmeyeceğiz.» diye müjdemizi ulaştır!” buyurdu. (Müslim, Îmân, 346)
Ebû Zer -radıyallâhu anh- rivâyet eder ki:
“Bir gece, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, namaz kılıp Mâide Sûresi’nin yukarıda geçen 118’inci âyet-i kerîmesini sabaha kadar okudu. Rükûda da, secdede iken de bu âyeti okuyordu...” (Ahmed, V, 149)
Bütün peygamberlerdeki güzel sıfatları kendisinde toplamış olan Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hazret-i İsa ile bu şekilde duâ ve gönül beraberliğini ne kadar güzel aksettirmiştir. Yani Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den Hazret-i İsa’nın ezelde nasîb aldığı güzel ahlâk, ebed yolunda yine Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mübârek hayatında daha üstün bir tecellî ile zuhûr etmiştir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!