Hz. Meryem (a.s.) Hristiyanlıkta Nasıl Kutsallaştırıldı? Kur’an ve Tarih Ne Söylüyor?

Hristiyanlar Hz. Meryem’i (a.s.) ilah edinmiş midir? Kur’an, Yahudi kaynakları ve kilise geleneği bu konuda ne anlatıyor?

Hazırlayan: Doç. Dr. Halil Temiztürk

Kur’ân-ı Kerîm’in Hristiyanlara yönelik eleştirilerinden biri de onların Hz. Meryem’e (a.s.) atfettikleri sıfatlardır. Nitekim Allah Teâlâ’nın kıyamet gününde Hz. İsa’ya (a.s.), “Sen mi insanlara beni ve annemi Allah’tan başka iki ilah edinin dedin?” diye soracağının belirtilmesi bu duruma işaret etmektedir (el-Mâide 5/116-117). İlk bakışta bu ayet, günümüzde hiçbir Hristiyan mezhebinin Hz. Meryem’i (a.s.) teslisin bir unsuru olarak kabul etmemesi sebebiyle tarihsel bir karşılığının bulunmadığı şeklinde yorumlanabilir.

Oysa tarih boyunca Hz. Meryem’e (a.s.) ilahî vasıflar yükleyen ve hatta ona ibadet eden bazı Hristiyan grupların varlığı, bu eleştirinin belirli bir tarihsel arka plana işaret ettiğini göstermektedir. Nitekim ilk Hristiyan metinlerinde oldukça sınırlı bir yere sahip olan Hz. Meryem (a.s.), yüzyıllar içinde giderek daha merkezi bir konuma yükselmiş, bu süreçte onun etrafında “Marioloji” adı verilen kapsamlı bir teolojik literatür oluşmuştur.

YAHUDİ GELENEĞİNDE HZ. MERYEM (A.S.) NASIL ANLATILIYOR?

Meryem ismi, İbranicede Miryâm (מרים), Ârâmîcede Maryam (ܡܪܝܡ), Tevrat’ın Yunanca tercümesi olan Septuagintte ise Mariam (Μαριὰμ) şeklinde geçmektedir (Harman, 2004, 29/236).

Hz. Meryem’e (a.s.) Neden “Harun’un Kız Kardeşi” Denilmiştir?

Yahudi kutsal metinlerinde bu isim karşımıza ilk kez, Hz. Musa ve Hz. Harun’un (a.s.) kız kardeşi Miryam olarak geçmektedir.

Tanah metninde Miryâm’ın Hz. Musa’dan (a.s.) daha ziyade Hz. Harun (a.s.) ile birlikte anılması dikkat çekmektedir. Örneğin Çıkış 15/20’de “Harun’un kız kardeşi Peygamber Miryâm tefini eline aldı, bütün kadınlar teflerle, oynayarak onu izlediler.” ifadesi dikkat çekicidir (Çölde Sayım 12/5-12).

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Meryem’e (a.s.) hitaben kullanılan “Ey Harun’un kız kardeşi!” ifadesi de (Meryem Sûresi 19:28) bu tarihsel arka plan dikkate alındığında doğru anlaşılabilir. Kur’ân-ı Kerîm burada tarihsel bir soy geleneğine atıf yaparak Hz. Meryem’in (a.s.) kendini mabede/mescide adanmasını, Yahudi geleneğinde kohenler adı verilen mabet görevlilerinin Hz. Harun (a.s.) soyundan gelmesi ile bağlantılı şekilde ele almıştır. (Altınel, 2021)

Dolayısıyla bu hitap Hz. Meryem’in (a.s.) soyuna nispetle verilen ve hem onun Harun (a.s.) soyundan geldiğine hem de Sami toplumlarda atalara yapılan vurgudan kaynaklanan bir saygı ifadesi olduğu söylenebilir.

Kur’ân-ı Kerîm’in, Hz. Meryem’in (a.s.) soyunun Hz. Harun’dan (a.s.) devam ettiğini belirtmesi Yahudilere yönelik bir mesaj olarak okunabilir. Çünkü Hz. Meryem’in (a.s.) Yahudilerin önem verdiği kohenler zümresinden ve Harun soyundan gelen iffetli bir kişi olduğu vurgulanarak kavminin ona yönelik iftiraları eleştirilmiştir.

Yahudi Kaynakları Hz. Meryem ve Hz. İsa (a.s.) Hakkında Ne Söylüyor?

Yahudi kutsal metni Tanah’ta Miryâm dışında, Hz. İsa’nın (a.s.) annesi olarak bildiğimiz Meryem’e ilişkin bir bilgiye rastlanmaz. Ancak Yahudilikte Tanah kadar muteber sayılan Talmud’da geçen ve Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya (a.s.) yönelik dolaylı atıflar dikkat çekmektedir. Her ne kadar ismen geçmese de, Hz. İsa’nın (a.s.) tabiatına ve Hz. Meryem’in (a.s.) iffetine yönelik olumsuz ifadeler, Talmud’un yazıldığı dönemde (MS. II-IV. yüzyıl) Yahudiler arasında Hz. Meryem’in (a.s.) bilindiğini göstermektedir. Nitekim Talmud’da, Hz. İsa’nın (a.s.) da farklı isimlerle anıldığı görülmektedir. (Kudüs Talmudu, Shabbat Bölümü 14:4:8)

Yahudilerce Hz. İsa’nın (a.s.), Pantera adlı bir Romalı askerden dünyaya gelen gayr-ı meşru bir çocuk olduğu ileri sürülmüş ve bu iddia Yahudiler tarafından Toledoth Jeshua (İsa Tarihi) adlı eserde de sürdürülmüştür (Gündüz, 2021, 21). Talmud’un güncel versiyonlarında bu ifadeler yumuşatılarak burada geçen ifadenin Hristiyanların İsa Mesih’ini kastetmediği ifade edilmiştir (Guggenheimer, 2012, 433).

KUR’AN HZ. MERYEM HAKKINDA NE SÖYLÜYOR?

Dolayısıyla Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan âyetlerde Hz. Meryem’in (a.s.) iffeti ve üstün ahlakı vurgulanmış, onun ilâhî bir mucize olarak babasız bir evlat dünyaya getirdiği bildirilmiş ve kadınlar arasındaki seçkin konumuna dikkat çekilmiştir (Âl-i İmrân 3/42).

Bunun yanında Kur’an, Hz. Meryem’e (a.s.) yönelik ithamları “büyük bir iftira” olarak nitelendirerek açıkça reddetmiştir (en-Nisâ 4/156). Böylece Hz. Meryem’e (a.s.) yönelik iftira ve hakaretlerin muhatapları olan Yahudilerin ve Celsus gibi paganların iddiaları geçersiz kılınmıştır. Bu bağlamda Yahudiler, Tanrı’ya bağlı olduklarını söylemelerine rağmen O’nun mucizesini kabul etmemeleri; paganlar ise babasız doğum anlatılarına aşina olmalarına rağmen bu hakikate yüz çevirmeleri nedeniyle eleştirilmiştir.

HRİSTİYAN KAYNAKLARINDA HZ. MERYEM NASIL ANLATILIYOR?

Günümüzde Hristiyanlıktaki güçlü Meryem tasavvurunun aksine, Yeni Ahit metinlerinde Hz. Meryem (a.s.) ve ailesi hakkında verilen bilgiler oldukça sınırlıdır. Kanonik Hristiyan kaynaklarında Hz. Meryem’in (a.s.) anne-babasına veya Kuran’daki gibi İmran ailesine ilişkin herhangi bir atıf yoktur. Zira Kur’an’da 34 yerde Hz. Meryem’in (a.s.) adı geçer, ayrıca hem Hz. Meryem’in (a.s.) kendi adıyla (Meryem Suresi) hem de ailesi olan İmran’la ilgili (Âli İmran Suresi) ayrı müstakil süreler bulunmaktadır. Hristiyanlarda ise ancak apokrif (şüpheli-sahte) kaynaklarda onun ailesi hakkında bilgiler yer almaktadır.

Örneğin Protoevangelium’da (Yakup İncili) Hz. Meryem’in (a.s.) babasının ismi Yoakim (Joachim) olarak geçmektedir (Shoemaker, 2016, 231). Bu kaynakta Meryem’in dedesi Mahtan’ın Meryem, Sobe ve Hannah adlarında üç kızı olduğu, kızlardan Sobe’nin Elisabeth’in (Zekeriya’nın hanımı) annesi, Hannah’ın da Meryem’in annesi olduğu belirtilir (Tümer, 2021, 67).

Matta İncili’nde Hz. Meryem’in (a.s.) soy ağacı Marangoz Yusuf’un babası ile bağlantılı olarak ele alınmış, ardından doğrudan Hz. İsa’nın (a.s.) doğumuna geçilmiş, yani annesinin doğumu öncesindeki konulara değinilmemiştir (Matta 1/16).

Hz. İsa’nın (a.s.) doğumu öncesi, annesi hakkında bilgi aldığımız tek olay olan Elizabet’in ziyareti ise sadece Luka İncili’nde yer almaktadır. Luka İncili’nde, Kutsal Ruh tarafından İsa’ya müjdelenen, ancak korktuğu için teselli bulmak isteyen Meryem’in, Zekeriya ve Elizabet’i ziyaret etmesinden bahsedilmektedir. Buna göre Zekeriya ve Harun soyundan geldiği söylenen Elizabet, yaşları ilerlemiş olmasına rağmen melek tarafından Yahya ile müjdelenirler (Luka 1/5-7). Bir başka evlat müjdesi alan Meryem ise Elizabet’in hamileliğinin altıncı ayında onu ziyaret eder ve onun yanında üç ay kalır (Luka 1/56)

Luka İncili, Elizabet’in Harun soyundan geldiğini söylemesine rağmen Meryem ile herhangi bir akrabalığından bahsetmez. Matta ve Luka İncilleri daha çok Hz. İsa’nın (a.s.) mucizevi doğumu dolayısıyla Meryem’den söz ederken, Markos İncili onun çocukluğuna hiç yer vermez.

Yuhanna İncili ise Meryem’i yalnızca Kana düğününde ve çarmıh sahnesinde zikretmektedir. Dolayısıyla ilk Hristiyan metinlerinde Meryem, bağımsız bir teolojik şahsiyet değil, öncelikle Hz. İsa’nın annesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum önemlidir çünkü daha sonraki yüzyıllarda gelişecek olan Meryem öğretisinin büyük bölümü doğrudan İncil metinlerinden değil, kilise babalarının yorumlarından, konsil kararlarından ve Hristiyan geleneğinin tarihsel gelişiminden beslenmiştir.

HZ. MERYEM (A.S.) HRİSTİYANLIKTA NASIL KUTSAL BİR KONUMA YÜKSELDİ?

IV. yüzyıla kadar Hristiyanlar arasında Hz. Meryem (a.s.) hakkında ortak bir inanç sistemi oluşmuş değildi. Onun sürekli bakire olup olmadığı, Hz. İsa’dan (a.s.) sonra evlenip evlenmediği ve kendisine dua edilip edilmeyeceği uzun süre tartışılmıştır.

Özellikle İncillerde Hz. İsa’nın (a.s.) kardeşlerinden söz edilmesi farklı yorumlara yol açmıştır. Bir görüş bu kardeşlerin Meryem ile Yusuf’un çocukları olduğunu, diğerleri ise Yusuf’un önceki evliliğinden doğan çocuklar veya Hz. İsa’nın (a.s.) kuzenleri olduklarını savunmuştur.

Epiphanius ve Jerome gibi kilise babalarının Meryem’in hayatı boyunca bakire kaldığını ileri sürmeleri ile birlikte “sürekli bakirelik” anlayışı zamanla kilise geleneğinde hâkim görüş hâline gelmiştir. Bu süreçte Hristiyanlığın Yahudilikten ayrılarak Greko-Romen dünyasında yayılması önemli bir rol oynamıştır.

Pavlus sonrasında Yahudi olmayan toplumlara yönelen Hristiyanlık, bir taraftan yeni inananlar kazanırken diğer taraftan içinde bulunduğu kültürel çevrenin etkisi altında kalmıştır. Özellikle İsis ve Athena gibi ana tanrıça kültleri ile ilahi özelliklere sahip kahraman anlayışı, zamanla Hz. İsa ve Hz. Meryem’e (a.s.) ilişkin yorumları da etkilemiştir.

Hz. Meryem Nasıl “Tanrı Annesi” İlan Edildi?

IV. yüzyıllarda Meryem kültünün ilk örnekleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Sub Tuum Praesidium adlı erken dönem dua metni ile Mısırlı Basil litürjisinde Meryem, ilahi yardım sağlayan ve kurtuluşta rol oynayan kutsal bir şahsiyet olarak tasvir edilmektedir. Buna rağmen erken dönem kilise babalarının tamamı Meryem’i günahsız kabul etmemiştir.

IV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise Meryem kültü belirgin biçimde güçlenmiştir. Azizlere yönelik saygının artmasıyla birlikte Meryem’in şefaat edeceği, mucizeler gerçekleştireceği ve adına dinî bayramlar düzenleneceği yönündeki inançlar yaygınlaşmıştır (Temiztürk, 2023, 36).

Meryem kültünün en önemli dönüm noktası ise 431 yılında toplanan Efes Konsili olmuştur. Konstantinopolis Patriği Nestorius Meryem için “Tanrı Annesi” yerine “Mesih Annesi” denilmesini savunurken, İskenderiye Patriği Kyrillos onu sapkınlıkla (heretik) suçlamıştır. Nihayetinde bu konsilde Meryem resmen Theotokos (Tanrı Annesi) ilan edilmiş ve böylece onun kutsallığı halk dindarlığının ötesine geçerek resmî kilise öğretisinin parçası hâline gelmiştir.

Efes Konsili sonrasında Meryem kültü daha da güçlenmiştir. 451 yılında Kadıköy Konsili onun sürekli bakire olduğunu yeniden teyit etmiş, daha sonraki Lateran Konsilleri bu kararı yinelemiş, 1965’teki II. Vatikan Konsili ise Meryem’i “Yeni Havva” anlayışı çerçevesinde Kilise öğretisinin merkezî figürlerinden biri olarak yeniden yorumlamıştır.

Aynı süreçte Meryem’in asli günahtan korunmuşluğu, göğe yükselişi ve bütün imanlılara şefaat ettiği yönündeki inançlar özellikle Katolik geleneğinde yerleşmiştir. Günümüzde Katolik Kilisesi her yıl 15 Ağustos’ta Meryem’in Göğe Alınışı (Assumption) bayramını kutlamakta ve bugünü en önemli yortu günlerinden biri kabul etmektedir. (Temiztürk, 2023, 38)

Dolayısıyla üzerinden iki bin yıl geçmesine rağmen Hristiyan dünyası hala Hz. Meryem’in (a.s.) konumuyla ilgili bir karar verebilmiş değildir.   

HRİSTİYANLIKTA HZ. MERYEM’İN (A.S.) GÜNÜMÜZDEKİ KONUMU NEDİR?

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Günümüzde Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliselerinin hiçbirinin resmî inanç esasına göre Meryem, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan oluşan teslisin bir unsuru değildir. Bununla birlikte mesele yalnızca teslis formülüyle sınırlı değildir.

Tarih boyunca Meryem’e verilen Theotokos (Tanrı Annesi), Regina Caeli (Cennetin Kraliçesi), Mediatrix (İlahi Lütufların Aracısı) ve bazı Katolik çevrelerinde kullanılan Co-redemptrix (Eş Kurtarıcı) gibi unvanlar, onun sıradan bir insanın çok ötesinde konumlandırıldığını göstermektedir (Alıcı, 2016, 100).

Meryem Tasavvuru Hristiyan Teolojisinde Nasıl Değişti?

Bugün milyonlarca Katolik ve Ortodoks dua ederken doğrudan Meryem’e yönelmekte, onun şefaatini talep etmekte ve Tanrı ile insanlar arasında aracılık ettiğine inanmaktadır. Diğer bir ifadeyle teslis üzerine kurulu Hristiyanlığın bu ilkeyle bağlantılı en önemli unsuru Hz. Meryem’in (a.s.) doğasıdır (Rubin, 2010, 13). Katolik Kateşizmi’ne (İlmihal) göre de Meryem Ana’yı anlamanın yolu İsa’nın tabiatını anlamaktan geçmekte ve ona olan iman İsa Mesih’e olan imanı aydınlatmaktadır.

Bu sebeple bazı dinler tarihçileri ve ilahiyat araştırmacıları, resmî teslis öğretisinin üç unsurdan oluşmasına rağmen halk dindarlığında Hz. Meryem’in (a.s.) fiilen “dördüncü bir kutsal unsur” gibi algılandığını ileri sürmektedir. Bu yönüyle Kur’ân-ı Kerîm’in Hz. Meryem algısına yönelik eleştirileri yalnızca teorik teslis öğretisine yönelik olmayıp, tarih içerisinde ortaya çıkan kutsallaştırma eğilimlerine de işaret etmektedir.

Dolayısıyla Yeni Ahit metinlerinde sınırlı biçimde yer alan Meryem tasavvuru, sonraki yüzyıllarda kilise geleneği içerisinde önemli ölçüde değişmiştir. Bu değişimin merkezinde Hz. İsa’nın (a.s.) tabiatına ilişkin tartışmalar yer almaktadır.

Hz. İsa’nın (a.s.) tabiatıyla ilgili inançlar (kristoloji) Hristiyanlıkta nasıl yerleşik bir hal aldıysa, Hz. Meryem’in (a.s.) ilahi doğası olduğuna inanılan kabuller de (marioloji) Hristiyan dünyasında öne çıkmıştır. Özellikle Katolik ve Ortodoks inanışında Hz. Meryem, çocukluktan itibaren dua edilen, vaftiz adı olarak ismi benimsenen, günahtan uzak, hayat boyu bekaretini koruyan, İsa Mesih’i kutsal Ruh’un inayeti ile dünyaya getiren ve nihayetinde ruhu Tanrı katına alınan bir kadındır.

Hristiyanlıkta Meryem Ana, İsa Mesih’in annesi konumundan, Tanrı annesine (theotokos) doğru evrilmiş, yani tarihsel süreçte beşeriyetten uluhiyete giden bir kutsama ortaya çıkmıştır. Onun Kutsal Ruh’dan vahiy alması ilahi doğası için bir delil olarak görülmüş, bekaretini koruyup kendini Tanrı’ya adaması ise rahibeler için bir rol model olmuştur.

Kaynakça:

  • Alıcı, Mustafa. “Kur’an-ı Kerim ve Katolik Meryem Teolojisi”. AKRA Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi 4/9 (01 Mayıs 2016), 103-115.
  • Altınel, Tolga Savaş. İsrailoğulları’nın Kutsal Soyu Kohenler. İstanbul: Milelnihal, 2021.
  • Guggenheimer, Heinrich (ed.). The Jerusalem Talmud Second Order: Mo’ed Tractates Sabbat and ‘Eruvin. Berlin: De Gruyter, 2012.
  • Gündüz, Şinasi. Hristiyanlık. İstanbul: İslam Araştırmaları Merkezi, 2021.
  • Harman, Ömer Faruk. ‘Meryem’. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 29/236–242. Ankara: TDV Yayınları, 2004.
  • Origen. ‘Contra Celsum/Against Celsus’. Ante-Nicene Fathers. ed. Philip Schaff. Edinburg: T&T Clark, 2009.
  • Rubin, Miri. Mother of God: A History of the Virgin Mary. New Haven/London: Yale University Press, 2010.
  • Shoemaker, Stephen J. Mary in Early Christian Faith and Devotion. New Haven/London: Yale University Press, 2016.
  • Tatar, Recep S. Bu Toprağın Çocuk İsimleri Sözlüğü: Anadolu Halklarından Çocuk İsimleri. İstanbul: Su Yayınevi, 2008.
  • Temiztürk, Halil, “Yahudi ve Hristiyan Kaynaklarında Hz. Meryem”, Hz. Meryem. ed. Halil Temiztürk-Halil İbrahim Delen. İstanbul. Ensar Neşriyat, 2023
  • Tümer, Günay. Hristiyanlıkta ve İslam’da Hz. Meryem. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı, 2021.
  • Catechism of the Catholic Church. Washington: United States Catholic Conference, 2. edition., 1994.
  • Early Christian Works. ‘Gospel of Nicodemus: Acts of Pilate’. Accessed 23 November 2022. https://www.earlychristianwritings.com/text/gospelnicodemus-roberts.html
  • Catechism of the Catholic Church. ‘He Was Conceived by the Power of the Holy Spirit, and Was Born of the Virgin Mary’. Bölüm 2, 3. Makale, 487. Başlık. Accessed 23 December 2022. https://www.vatican.va/archive/ENG0015/__P1K.HTM

İslam ve İhsan

HZ. MERYEM’İN (A.S.) FAZİLETİ

Hz. Meryem’in (a.s.) Fazileti

HZ. MERYEM (A.S.) KİMDİR?

Hz. Meryem (a.s.) Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle