Hz. Hasan’ın (r.a.) Kısaca Hayatı

Hz. Hasan (r.a.) kimdir? Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in torunu, Hz. Hasan’ın (r.a.) kısaca hayatı...

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hasan (r.a), 625 yılında Medîne’de doğdu. Kendisine “Hasan” ismini Resûlullah (s.a.v.) verdi. Künyesi Ebû Muhammed’dir. Babası Hz. Ali, annesi Hz. Fatıma’dır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in yakın alâkası, şefkati ve terbiyesi altında büyüdü. Râşid halifelerin beşincisidir. Halifelik hakkından Muâviye lehine vazgeçmek sûretiyle Müslümanlar arasındaki birliği temin etmiştir. Cömert ve hakîm bir zat idi.

Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’den 13 hadîs rivayet etmiştir. Rivayetleri Sünen’lerde yer alır.

HZ. HASAN’IN (R.A.) ÇOCUKLARI

Evliliklerinden 11 çocuğu olmuştur. İsimleri; Muhammed, Zeyd, Hasan, Hasan, Kâsım, Ebûbekir, Abdullah, Amr, Abdurrahmân, Ömer, Talha.

HZ. HASAN’IN (R.A.) ÖZELLİKLERİ

Hz. Hasan (r.a.), küçüklüğünden itibaren halim, selim, çarpışma ve mücadeleyi sevmeyen, sulh ve anlaşmayı tercih eden bir şahsiyet ve karakter sergilemiştir. Babasının yanında Cemel ve Sıffîn muhârebelerinde yer almasına rağmen çarpışmaya katılmamıştır. (Varol, Mehmet Bahaüddin, Hz. Hasan, Ankara: TDV Yayınları, 2014, 154, 194.)

Hz. Hasan’ın (r.a.), Tasavvuf ve zühd dünyasında mühim bir yeri vardı. Günlerinin çoğunu oruçla geçirir, riyâdan uzak durur ve nâzik bir dille konuşurdu. (Heyet, Sahâbe’den Günümüze Allah Dostları,  İstanbul: Şule Yayınları, 1996-2001, II, 100.)

HZ. HASAN VE HÜSEYİN’İN (R.A.) YÜZÜKLERİNE YAZDIRDIKLARI YAZI

Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin (r.a), yüzüklerine “Zikrullah” nakşettirmişlerdi. (Beyhakî, Şuab, VIII, 368/5950; Varol, Hz. Hasan, s. 192.) Hiçbir zaman gaflete düşmek istemiyor, unuttuklarında hemen hatırlayıp dâimâ Allah’ın zikriyle meşgul olmayı istiyorlardı.

Hz. Hasan’ın (r.a.) fazîletleri saymakla bitmez. O, efendi, hilm, vakar, sekînet ve hayâ sâhibi, son derece cömert, herkes tarafından sevilen, fitne ve kılıçtan nefret eden bir zât-ı mübârek idi. (Suyûtî, Târîhu’l-hulefâ, s. 189.)

25 DEFA YÜRÜYEREK HACCA GİTTİ

Hz. Hasan (r.a.), 25 defa yürüyerek haccetmiştir. Ağzından hiç kötü söz çıkmazdı. (Suyûtî, Târîhu’l-hulefâ, s. 190.)

HZ. HASAN’IN (R.A.) SOYU

Hz. Hasan’ın (r.a.) neslinden gelenlere “Şerîf” unvanı verilmiştir. Tarihte bunlar tarafından kurulan İdrîsîler, Ressîler, Sa’dîler ve halen devam eden Filâlîler (Fas) ile Hâşimîler (Ürdün) gibi birçok hânedan vardır.

HZ. HASAN’I (R.A.) KİM ZEHİRLEDİ?

Yezîd bin Mu­âviye ile evlendirilmek vaadiyle kandırılan eşi Ca’de Binti Eş’as Bin Kays tara­fından zehirlendiği rivâyet edilir. (İbnü’l-Esîr el-Kâmil, III, 460; Üsdü’l-ğâbe, II, 15; Süyû­tî, Târîhu’l-hulefâ, s. 192.)

HZ. HASAN (R.A.) NE ZAMAN VE NEREDE VEFAT ETTİ?

Hz. Hasan (r.a.) 7 Nisan 669 ta­rihinde Medîne’de vefat etmiştir.

HZ. HASAN’IN (R.A.) VASİYETİ - HZ. HASAN’IN (R.A.) KABRİ NEREDEDİR?

Vefat etmeden önce kardeşi Hüseyin’e (r.a.), Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’in yanına, bu mümkün olmadığı takdirde Cennetü’l-Baki’de annesinin yanına defnedilmeyi va­siyet etti. Mervân bin Hakem birinci tek­life karşı çıktığı için Medine vâlisi Saîd bin Âs’ın kıldırdığı cenaze namazından son­ra Cennetü’l-Bakî’de annesinin yanına defnedildi.

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den 111 Hayat Ölçüsü, Erkam Yayınları

HZ. HASAN (R.A.) KİMDİR?

Hz. Hasan (r.a.) Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • cok guzel olmus muhtesem bana cok yararı dokundu tesekkurlerrrrrrrrrrrrrr

    çok iyi tavsiye ederim çok güzel bir ödev çıkarttım ve büssürü yeni şey öğrendim

    bende ödevimi yaptım inş güzel olmuştur ben sadece ödev için değil gerçektede anlamam için okudum yazdım
    ALLAH RAZI OLSUN

    Çok güzel yapmışlar der sden 5 aldım

    • bende odevimden arti aldim

    Çok güzel olmuş allah razı olsun

    Sağol Allah razıolsun

    teşekkürler

    Teşekkürler

    Çok iyi bir site tavsiye ederim

    baya iyi saĞĞolun

    Çok güzel olmuş

    Teşekkürler çok güzel bir çalışma olmuş

    Çok iyi bir site beğendim.

    Ellerinize sağlık

    Ben çok beğendim

    harika bir bilgi teşekkürler

    Çok faydalı geldi elinize sağlık

    Öneririm ödevimde çok yardımcı oldu...

    • Hemde nasıl

    Çok faydalı bilgiler var sizede öneririm

    Allah razı olsun

    Çok faydalı öneririm

    allah hepinizden razı olsun

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.