Hüdayi Vakfı’ndan “Rahmet Pınarı Ol” Çağrısı

İnsani Yardım ve Eğitim alanlarında faaliyet gösteren Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı son günlerde saldırıların yoğunlaştığı İdlib’e ve Barış Pınarı Harekâtı ile terörden temizlenen bölgelere yardımlarını yoğunlaştıryor.

Suriye’de iç savaşın başladığı tarihten bu yana Türkiye sınırına yakın İdlib başta olmak üzere Azez, Afrin, Bayırbucak, Cerablus, Kuzey Hama ve Halep gibi birçok bölgeye yüzlerce tırlık insani yardım malzemesi gönderen Hüdayi Vakfı, kışın girmesiyle birlikte İdlib’le birlikte Tel Abyad ve Resulayn bölgelerindeki savaş mağdurlarına destek için hayırseverlere “RAHMET PINARI OL” çağrısında bulunuyor.

SAVAŞ MAĞDURLARININ YARALARI SARILIYOR

“Gariplere, Kimsesizlere, Muzdariplere Rahmet Pınarı Ol” temasıyla yeni bir yardım kampanyası başlatan vakıf, toplanan yardımlarla yoğun saldırılara maruz kalan İdlib başta olmak üzere Tel Abyad, Rasulayn, Azez, Afrin bölgelerinde kışa imkansızlıklar içerisinde giren ihtiyaç sahiplerinin gıda, hijyen, barınma, ısınma, giyim, eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılıyor.

Suriye’nin kuzeyinde düzenli olarak insani yardım faaliyetleri gerçekleştiren Hüdayi Vakfı, çadır kamplarda, yetimhanelerde ve metruk binalarda imkânsızlıklar içerisinde hayat mücadelesi veren savaş mağdurlarına; gıda ve hijyen malzemelerinden oluşan erzak paketleri, adak kurban etleri, kışlık kıyafet-ayakkabı gibi giyim malzemeleri, soba-battaniye gibi ayni yardımlar yanında dul-yetim ailelere de nakdi yardımları sahadaki ekipleriyle bizzat ulaştırıyor.

Eğitim destekleri kapsamında bölgedeki Kur’an kurslarını, medreseleri ve camileri ziyaret ederek eksiklerini gideren, hoca ve talebelere de gerekli yardımlarda bulunan Hüdayi Vakfı, tüm hayırseverlere “mağdur ve muhtaçların maddi ve manevi yaralarını hep birlikte saralım” çağrısında bulunuyor.

Vakfın yardım kampanyasına destek olmak isteyenler “www.hudayivakfi.org” internet sitesi üzerinden online bağış yoluyla, ilgili hesap numaralarına “EFT/havale” yoluyla veya 4832 SMS bağış hattı aracılığıyla “SURİYE” yazarak diledikleri miktarda katkıda bulunabilmektedir.

Online Bağış: https://www.hudayivakfi.org.tr/online_bagis/donation/21/suriye_yardimi

Banka Hesap Numaraları: http://hudayivakfi.org/hesap-numaralarimiz.html

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.