Hakim bin Hizam’ın Eşsiz Kanaat ve İstiğna Hâli
Hakîm bin Hizâm’ın (r.a.) Resûlullah’tan aldığı ganimetler karşısındaki kanaati ve ‘veren el alan elden hayırlıdır’ hadisiyle şekillenen örnek hayatı.
Hakîm bin Hizâm -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:
“VEREN EL, ALAN ELDEN HAYIRLIDIR” NEBEVÎ NASİHATİ
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e giderek bana ganimet mallarından bir miktar vermesini istedim, yüz deve verdi. Bir daha istedim, yine yüz deve verdi. Tekrar istedim, yüz deve daha verdi. Sonra:
“–Ey Hakîm! Gerçekten şu mal, çekici ve tatlıdır. Kim onu hırs göstermeksizin alırsa, o malda kendisine bereket verilir. Kim de ona göz dikerek hırs ile alırsa, o malın bereketi kalmaz. Böylesi, yiyip yiyip de bir türlü doymayan kimse gibidir. Veren el, alan elden daha hayırlıdır.” buyurdu.
Bunun üzerine ben:
“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Sen’i hak dîn ile gönderen Allâh’a yemin ederim ki, hayatta kaldığım müddetçe Sen’den başka kimseden bir şey kabûl etmeyeceğim.” dedim.
Hakîm -radıyallâhu anh-, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in verdiği ilk yüz deveyi aldı, gerisini bıraktı. Gün geldi, Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh- ganimet malından hisse vermek için Hakîm’i çağırdı. Fakat Hakîm, onu almaktan kaçındı. Daha sonra Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- kendisini, bir şeyler vermek için dâvet etti. Hakîm -radıyallâhu anh- yine kabûl etmedi. Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-:
“–Ey Müslümanlar! Sizi Hakîm’e şâhit tutuyorum. Ben kendisine, şu ganimetten Allâh’ın ona ayırdığı hissesini veriyorum, fakat o almak istemiyor.” dedi. Netîce itibâriyle Hakîm, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in vefâtından sonra, ölünceye kadar kimseden bir şey kabûl etmedi. (Buhârî, Vesâyâ, 9; Vâkıdî, III, 945)
Kanaatte kararlılık, kullardan müstağnî kalabilme ve Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm-’a muhabbetin müstesnâ bir misâli…
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!