Hac İçin Verilen Paralar Nereye Gidiyor? Hac İçin Bu Paralar Verilir mi?
"Hac ibadeti için verilen ücretten rahatsız oluyorum. Bu paralar nereye gidiyor? Bu paraları vermek doğru mu?" Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Hac ibadeti hem para vererek hem de gücümüzü kullanarak yani hem bedeni hem mali bir ibadettir. Yani sadece bedenle yapılan namaz gibi, oruç gibi bir ibadet veya sadece para ile yapılan zekat gibi bir ibadet değildir. Hem para vereceksin hem de bedenen orada yorulacaksın. Dolayısıyla bir Müslüman burada harcadığı parayı ibadet olarak görmeli. Yani ben bu parayı Araplara, Suudlulara yedirdim diye bakmamalı.
Hac İçin Verilen Paralar Nereye Gidiyor?
Şimdi bu para sadece Araplara gitmiyor. Bunun önemli bir kısmı memlekette kalıyor. Türk Hava Yolları bundan geçiniyor, turizm firmaları bundan geçiniyor. Binlerle, on binlerle ifade edilen bir sektör var; hac sektörü, umre sektörü var. Bunların hepsi buradan geçiniyor. Sadece parasını Mekke'nin, Medine'nin içerisinde bulunduğu Suudi Arabistan hükümeti yemiyor. Bunu IATA'sına varıncaya kadar yani uluslararası hava taşımacılığı kurumuna varıncaya kadar dünyada birçok kurum bu paradan nemalanıyor. Yani belki de hava yolları şirketleri hac taşımacılığında belini doğrultuyor. Ama öyle veya böyle yani bu işin dedikodu kısmı bir Müslümanı ilgilendirmiyor.
İbadet İçin Verilen Para
Yani senin imkanın varsa uygun imkanlı hacca git. Kimse sana 'tut da şu kadar para ver, lüks bir hac yap' demiyor ama israf olmadan, lükse kaçmadan bir hac ibadeti yapılıyorsa, kişi o parayı Allah yolunda harcamış olur. Binaenaleyh, oraya harcanan para boşa giden veya birilerine rüşvet olarak verilen bir para olarak görülmemeli. Aksine ibadetin bir parçası olarak görülmeli.
Herkes de kendi durumuna göre; yani işte genç bir adamın 20 yaşında giden birinin tahammülüyle, 60-70 yaşında giden birinin tahammülü aynı değildir. Dolayısıyla biri belki biraz daha yakın bir otelde, biraz daha standartları iyi bir otelde konaklaması gerekir. Diğeri uzakta olabilir, yürüyebilecek takati vardır vesaire. Orada yaptığımız harcamayı Cenab-ı Allah'a bir ibadet yapıyormuşuz gibi düşünmemiz bizim lazım gelir. He ama birileri de 'hac bu, nasıl olsa bunlar yapacaklar, yapmaya mecburlar' diye 3 liralık bir şeyi 30 liraya satıyorsa Allah katında bunun hesabını verecektir. Çünkü Hazreti Peygamber (s.a.v.) efendimizin bize öğrettiği altın bir kural var: 'Sizden biriniz kendi nefsi için arzu ettiğini mümin kardeşi için de arzu etmedikçe (kamil manada) iman etmiş olmaz.' (Buhari, İman, 7).
Yani sen kar etmek istiyorsun ama kendin kar etmek istediğin gibi kardeşinin de kar etmesini istemiyorsan senin Müslümanlığın problemli demektir. Dolayısıyla benim uygun bir maliyetle hac yapayım dediğim bir yerde, hac paketini fahiş fiyatla başkasına satıyorsa biri, burada bir imani sıkıntı var demektir. Fakat bunu bu işi yapan düşünmeli. Yoksa hac ibadetini yapmak için oraya giden bir Müslüman kalbini böyle fitneye sebebiyet verecek şeylerle meşgul etmemeli.
Hacca Gideceğine Parasını Fakir Fukaraya Ver Diye Akıl Verenler
Yani nasıl mesela Türkiye'de bakıyoruz hac mevsimi geliyor, 'Efendim kurban keseceğinize parasını verin' diyor adam ama öbür taraftan bir restorana steakhouse gidip çok yüksek ücretlerle et yiyebiliyor. Yani 30 bin liraya kurban kesmeye 'öyle yapacağına fakire fukaraya ver' diyor. 'Hayvan katliamı ne yapıyorsun?' diyor. Senin yediğin et laboratuvarda üretilmiyor. Evet, laboratuvarda üretilenler de var ama ağzının tadını biliyorsun, sen taze oğlak eti yiyorsun. Seninki kesilirken katliam olmuyor ama Müslüman ibadetini yerine getirince katliam oluyor. Veya hacca gideceğine parasını fakir fukaraya ver diye akıl verenler, kendileri senede dört defa, beş defa Antalya'ya veya bilmem nereye tatile gidebiliyorlar. Dolayısıyla bir Müslüman bu ibadetin hem bedenen yorulan hem de cebimizden para verilerek yapılan bir ibadet olduğunu bilmeli ve bunun tadını çıkartarak, zevkini alarak bu ibadeti yapmalı.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!