Günahlarımıza Kefaret Olan Amel

Cihat nedir? Cihadın önemini anlayabiliyor muyuz? Cihatla ilgili hadis ve ayetler nelerdir? Sahabelerin cihada bakış açısı nasıldı? Dr. Murat Kaya anlatıyor...

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

“Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: «Kulum sadece bana îmânı ve peygamberlerimi tasdiki sebebiyle evinden çıkıp Benim yolumda cihâda giderse, ona şu iki şeyi mutlaka vermeyi tekeffül ederim:

- Onu, nâil olduğu ecir ve ganimetle (sâlimen âilesine) döndürmeyi veya

- (Doğrudan) Cennet’e koymayı.»

Ümmetime meşakkat vermeyecek olsam hiçbir seriyyeden (yani cihâd müfrezesinden) geri kalmazdım. Allah biliyor ki Allah yolunda şehîd edilip tekrar diriltilmeyi sonra şehîd edilip tekrar diriltilmeyi sonra yine şehîd edilmeyi isterdim! (Buhârî, Îmân, 26)

BU HADİSTEN NE ANLAMALIYIZ?

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v), Ümmetime meşakkat vermeyecek olsaydım… buyuruyor. Yani Efendimiz (s.a.v) cihâda çıktığında bütün ashâb-ı kirâm da O’nunla birlikte çıkmak istiyorlardı. Lâkin bir kısım sahâbîlerin cihâda çıkmak için imkânları yoktu. Binek, savaş malzemesi ve yiyecekleri olmuyor, Efendimiz (s.a.v) de onlara verecek bir şey bulamıyordu. Sahâbîler zorlukta ve kolaylıkta dâimâ Efendimiz’i tâkip ettikleri için imkânsızlıklarına bakmadan büyük sıkıntılar içinde sefere çıkıyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu sahâbîlerini düşünerek zaman zaman kendi gitmeden ashâbından bazılarını sefere gönderiyordu.

Diğer bir husus da Allah Rasûlü (s.a.v) bütün seferlere katılmış olsaydı, O’nun devamlı yaptığı bu amel, kuvvetli bir sünnet olur ve bütün mü’minlerin ona devam etmesi gerekirdi. Bu da bazı zayıf Müslümanlara meşakkat verebilirdi.

Cihâd, kıyamete kadar devam edecektir. Îmân olduğu müddetçe cihâd da mutlaka var olacaktır. Bu sebeple müslümanlar her zaman cihada hazır olmalıdır. Cihâd hazırlığını bıraktıkları anda, kötü niyetli insanların fesatları gâlip gelmeye başlar ve insanlığa telâfîsi mümkün olmayan zararlar verir.

Ancak cihâd; rastgele, plansız, düzensiz ve hedefsiz bir hareket değildir. İslâm hukûkunda cihâdın son derece hassas kâideleri mevcuttur. Müslümanların bunları iyi öğrenmesi şarttır.

CİHADIN ÖNEMİ VE İLGİLİ AYETLER...

Cihâd çok mühim olduğu için Cenâb-ı Hak ecrini de çok büyük takdir etmiştir.

Cihâd ve şehidlik, Allah’ın dîninin muhâfazası, yüceltilmesi ve tebliği içindir. Bu sebeple amellerin en faziletlisidir, İslâm’ın kubbesi ve zirvesidir. Bu sâyede daha sonra gelen insanlar İslâm’ı öğrenip yaşama imkânı bulurlar. Bu da şehîd ve gâzîlere hesâba sığmaz bir ecir kazandırır.

Müslümanlar kanlarını ve canlarını muhafaza için her şeylerini fedâ ederler. Ama dinlerine hücum edildiğinde kanlarını ve canlarını onun önüne kalkan yaparlar.

Sahâbe-i kiramdan Cündüb bin Abdullah (r.a) şöyle buyurmuştur:

“Herhangi bir belâ ile karşılaşırsanız mallarınızı kanlarınızın önüne set yapın! Belâ mallarınızı aşarsa o zaman kanlarınızı dîninizin önüne set yapın! Zira asıl saldırıya uğrayan, dînine saldırılan kimsedir ve asıl soyguna uğrayan da dîni elinden alınan kimsedir.” (Kâsım bin Sellâm, Fedâilü’l-Kur’ân, Dımeşk 1415, s. 78)

Yüce Rabbimiz (c.c) şöyle buyurur:

“Celâlim hakkı için eğer Allâh yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allâh’tan gelecek en küçük bir mağfiret ve rahmet bile sizin için, onların dünyada kalıp toplayacakları şeylerden daha hayırlıdır.” (Âl-i İmrân, 157)

“O hâlde (geçici) dünyâ hayâtını verip (ebedî) âhiret hayâtını satın almak isteyenler Allâh yolunda savaşsınlar! Her kim Allâh yolunda savaşır da öldürülür veya gâlip gelirse, her iki durumda da Biz ona yarın pek büyük bir mükâfât vereceğiz.” (en-Nisâ, 74)

CİHATLA İLGİLİ HADİSLER...

Birgün Peygamber Efendimiz (s.a.v) ashâbı arasında ayağa kalkıp:

“Allâh yolunda cihâd ve Allâh’a îmân etmek, amellerin en fazîletlisidir. buyurdular. Bunun üzerine bir sahâbî kalkıp:

“–Yâ Rasûlallâh! Şâyet Allâh yolunda öldürülürsem, bu benim günahlarıma keffâret olur mu?” diye sordu.

Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v):

–Evet, şâyet sen sabrederek, ecrini sâdece Allâh’tan bekleyerek, cepheden kaçmaksızın düşmana karşı koyup Allâh yolunda öldürülürsen, günahlarına keffâret olur. Ancak borçların bunun dışındadır. Bunu bana Cibrîl söyledi.” buyurdular. (Müslim, İmâre, 117; Tirmizî, Cihâd, 33/1712)

Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

“Sizden biriniz, karınca ısırmasından ne kadar acı duyarsa, şehîd olan kimse de ölümden ancak o kadar acı duyar.” (Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 26/1668; Nesâî, Cihâd, 35; İbn-i Mâce, Cihâd, 16)

“Allâh Teâlâ’dan bütün kalbiyle şehîdlik isteyen bir kimse, yatağında ölse bile, Allâh ona şehîdlik mertebesini ihsân eder.” (Müslim, İmâre, 157; Nesâî, Cihâd, 36)

Cihâdı arzulamak gerekir.

Mü’min, gücünün üstündeki hayırları bile arzu etmeli ve onları yapmaya niyetli olmalıdır. Yapamasa bile niyetiyle ecir kazanır.

Müslümanlara meşakkat veren ve onları üzen şeyleri onlardan uzaklaştırmaya gayret etmelidir.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.