Görme Engelli Berna Sevgi Evinde Hafız Oldu

Erzurum'da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Sevgi Evleri'nde kalan görme engelli Berna Deligöz hafız oldu. Hafızlık benim için bir sevda diyen görme engelli Berna Deligöz, emeline ulaşarak hafız oldu.

Erzurum'da küçük yaşta ailesini kaybeden ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Sevgi Evleri'nde yetişen görme engelli Berna Deligöz (21), ayet-i kerimelerin meallerinden etkilenerek hafız olmaya karar verdi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Erzurum Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Aile Danışma Merkezi aracılığıyla Erzurum İl Müftülüğüne başvuran Deligöz, 2019 yılı Mart ayında hafızlık eğitimine başladı.

Koronavirüs salgını sürecinde de eğitimine ara vermeden devam eden Deligöz, tüm zorluklara rağmen 2021 yılı Ocak ayında hafızlığını tamamladı.

Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan sınavda başarılı olarak "Hafızlık Belgesi" almaya hak kazanan Deligöz, hiçbir engelin başarının önüne geçmeyeceğini bir kez daha gösterdi.

Hafızlık belgesini İl Müftüsü Yıldırım'ın elinden aldı

Deligöz için İl Müftülüğünde "Hafızlık Belge Takdim Töreni" düzenlendi.

Törende Deligöz'e Hafızlık Belgesi'ni takdim eden İl Müftüsü Şahin Yıldırım, "Olağanüstü gayretlerin, azmin ve bu uğurda göstermiş olduğun fedakarlıklardan ötürü başta seni, hafızlık hocanı ve bu süreçte yanında olup seni destekleyen herkesi tebrik ediyorum. Allah sana çok yüce bir makam nasip etti." ifadelerini kullandı.

Hafızlık benim için bir sevdaydı

Mutluluğunu dile getiren Hafız Berna Deligöz ise "Hafızlık benim için bir sevda ve Allah'ın izniyle bu emelimi gerçekleştirdim." dedi.

Konuşmaların ardından İl Müftüsü Yıldırım, Berna Deligöz ve hafızlık hocası Ayyüce Ağar'a hediye takdiminde bulundu.

Kaynak: Diyanet Haber
PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.