Gençlerin Yeni Mekanı ‘Diyanet Genç Ofis’ Olacak

Rize İl Müftülüğünce, üniversiteli gençlerin vakitlerini değerlendirebilecekleri “Diyanet Genç Ofis” hizmete açıldı.

Rize İl Müftülüğü tarafından gençlerin vaktini değerlendirebileceği ‘Diyanet Genç Ofis’ bürolarının ikincisi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde açıldı.

Rize İl Gençlik Koordinatörlüğü çalışmaları kapsamında, gençlere yönelik dini, sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerde bulunmak ve gençlerin akranlarıyla bir araya gelmelerini sağlamak amacıyla üniversite yerleşkesi içerisinde bulunan ‘Diyanet Genç Ofis’ bürosu için “Açılış Töreni” gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, “İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir. İslam medeniyetinde şehirler kurulurken camilerin etrafında kurulurdu. Zaman içerisinde bu değişti. Bizler de İlahiyat Fakültemizin yanında hem uygulama camii hem de öğrencilere hitap etme özelliğine sahip camimizi inşa ettik. Bu caminin yanında da kitap-kafe şeklinde öğrencilerin istifade edebileceği bir mekan düşündük. Diyanet İşleri Başkanlığımız da ülke genelinde ‘Diyanet Genç Ofis’ büroları açarak yeni bir uygulama başlattı. Bizler de bu mekânı Diyanet’e tahsis ederek genç öğrencilerimizin istifadesine sunduk.” dedi.

Rize İl Müftüsü Naci Çakmakçı ise, “Her yönden iyi yetişmiş bir gençliğe sahip olabilmemiz için elimizdeki imkânları değerlendirmeye çalışıyoruz. Bu vesile ile Rize’de açtığımız ‘Diyanet Genç Ofis’ büroları sayesinde gençlerimize ulaşmayı hedefliyor, kalplerinin sevgiyle, dağarcıklarının bilgiyle aydınlanmasını istiyor ve bu çerçevede hizmetler yapmaya gayret ediyoruz.” diye konuştu. 

Kısa bir süre önce Fener Mahallesinde kız öğrencilere yönelik büro açtıklarını belirten Müftü Çakmakçı, “Şimdi ise Üniversite yerleşkesi içerisinde açtığımız ofisi hem kız hem de erkek öğrencilerimizin istifadesine sunduk. Genç ofisimizde, görevlilerimiz tarafından öğrencilerle birebir görüşmeler, söyleşi, sohbet, okuma grupları, ücretsiz kitap ve dergi dağıtımı, yazar-okur buluşmaları, Türkiye Diyanet Vakfı gönüllülük faaliyetleri gibi birçok faaliyetler gerçekleştireceğiz. Tüm öğrencilerimizi burada yapılacak faaliyetlerden yararlanmaya davet ediyorum.” şeklinde konuştu.

Açılış programına Rektör yardımcıları, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şevket Topal, Dekan yardımcıları, Müftü yardımcıları, İlçe müftüleri, Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüleri, Gençlik Koordinatörleri ve öğrenciler katıldı.

Kaynak: Diyanet Haber

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.