Gazze Şeridi’nde Su Krizi: Su Açığı Yüzde 75’i Aştı

Gazze Belediyesi, İsrail saldırıları sonucu altyapının büyük ölçüde tahrip edildiğini, yaklaşık iki haftadır benzeri görülmemiş bir su krizi yaşandığını ve kentte yüzde 75’i aşan su açığı oluştuğunu açıkladı.

Gazze Belediye Sözcüsü Hüsnü Mühenna, su krizinin İsrail ordusunun kentin doğusunda ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgede yürüttüğü askeri operasyonlar sonucu Mekorot su hattının devre dışı kalmasıyla 12. gününe girdiğini söyledi. Mühenna, bu durumun kentin su sistemini neredeyse tamamen felç ettiğini ve geniş yerleşim alanlarının temel içme suyuna erişemediğini belirtti.

İSRAİL SU KAYNAKLARINI İMHA ETTİ

İsrail’in 72 kuyuyu imha ettiğini, Sudaniye’deki tek arıtma tesisini kullanılamaz hale getirdiğini ve Bir en-Naaca ile Safa bölgesindeki merkezi kuyuları yıktığını aktaran Mühenna, bu nedenle belediyenin savaş sürecinde ana su kaynağı olarak İsrail’e ait Mekorot şirketinden sağlanan hatta bağımlı kaldığını ifade etti.

Gazze kentinin günlük su ihtiyacının yaklaşık 100 bin metreküp olduğunu belirten Mühenna, “En iyi durumda yalnızca 12 bin metreküp su temin edilebiliyor. Bu da yüzde 75’in üzerinde açık anlamına geliyor.” dedi.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SU 5 LİTRENİN ALTINDA

Kriz nedeniyle birçok bölgede kişi başına düşen günlük su miktarının 5 litrenin altına indiğini vurgulayan Mühenna, bunun insan yaşamı için gerekli asgari düzeyin çok gerisinde olduğunu kaydetti.

Mühenna, Mekorot hattının hava saldırıları ve buldozer faaliyetleri nedeniyle sık sık kesintiye uğradığını belirterek, hat üzerindeki her arızanın on binlerce kişiyi doğrudan etkileyen acil krizlere yol açtığına dikkati çekti.

Filistinli yetkili, son kesintinin Zeytun, Şucaiyye, Şevva Meydanı, Yafa Caddesi, Eski Şehir, Tel el-Heva, Sabra’nın bazı bölümleri ve batı mahalleleri dahil olmak üzere kentin büyük bölümünde su akışını durdurduğunu aktardı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

GAZZE’DE NEDEN KITLIK OLDU?

Gazze’de Neden Kıtlık Oldu?

İSRAİL GAZZE’DE NEDEN SOYKIRIM YAPIYOR?

İsrail Gazze’de Neden Soykırım Yapıyor?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.