Evanjelizm, Misyonerlik ve Kıyamet Senaryoları
Evanjelizm ne demektir? Hıristiyanlık bağlamında bu ifade neyi anlatır? Misyonerlik nasıl ortaya çıkmıştır? Misyonerliğin amacı nedir? Evanjelik-Siyonist çizginin kıymet senaryoları nelerdir? Birbirini besleyen, tamamlayan ve birbiri üzerine bina edilen üç halka olarak görülen Evanjelizm, misyonerlik ve kıyamet senaryoları arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Hazırlayan: Doç. Dr. Yasin GÜZELDAL
Evanjelizm, köken olarak Yunanca euangelion, “iyi haber” ve “müjde” anlamına gelen kelimeden türemiştir. Hıristiyanlık bağlamında bu ifade, Hz. İsa’nın kurtarıcı mesajını, yani İncil’i anlatır. (Gündüz 2020, 193) Fakat modern dönemde Evanjelizm, basit bir inanç ya da sıradan bir vaaz faaliyeti olmaktan çıkmış, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde İsrail merkezli Siyonist bakış açısına dayalı bir tarih okuması, Ortadoğu’ya dönük siyasî beklentiler ve ahir zaman vurgusuyla iç içe geçmiş bir düşünce biçimine dönüşmüştür. (Halsell 1986, 40-47) Bu anlayışta İsrail’in bölgede attığı her türlü adımlar çoğu zaman ilâhî planın parçası kabul edilmekte, “toprak, Kudüs ve mâbed” üçlüsü kutsal tarihin merkezine yerleştirilmektedir. Bu zihniyetin tarihsel arka planı Protestan Reformu sonrasına uzanır. Reform sonrasında Yahudilerin kutsal tarih içindeki yerine dair yeni yorumlar ortaya çıkmış, bu yorumlar zamanla John Nelson Darby ile sistemleşen “dispensasyonalist”[1] çizgide daha sert ve daha kapsamlı bir yapıya kavuşmuştur. (Sizer 2004, 13) Böylece Evanjelizm, modern çağda salt dinî bir yöneliş olmaktan uzaklaşıp teo-politik (dine/inanca dayalı üretilen politika) bir dünya görüşüne dönüşmüştür.
Misyonerliğin Ortaya Çıkışı
Bu çerçevede misyonerlik de Evanjelizmin dışa vurulan ve örgütlü hale gelmiş yayılma biçimi olarak öne çıkmıştır. Zira misyonerlerce bütün yeryüzü küresel Evanjelizmin faaliyet alanı olarak görülmektedir. Tarih boyunca bu faaliyetler vaazla sınırlı kalmamış, eğitim, hastane, yardım kuruluşları, kültürel nüfuz, sömürgecilik ve siyasî yayılma süreçleri ile beraber ilerlemiştir. Dolayısıyla, Yeni Ahit’teki “Gidin, bütün milletleri talebe edinin. Onları Baba Oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz edin.” ifadesi (Matta 28:19), misyonerliği dini bir görev haline getirmiştir. (Gündüz 2020, 196) İslâmî açıdan burada önemli bir ayrım vardır. İslâm’daki tebliğ ve davet anlayışı, insanı hikmetle hakikate çağırmayı esas almaktadır. Muhatabın zayıflığını, yoksulluğunu, çaresizliğini ya da savaş halini kullanmak, İslâmî davet mantığıyla bağdaşmaz. Buna karşılık misyonerlik, birçok tarihsel örnekte dinî çağrıyı siyasî ve kültürel nüfuz üretiminin aracı haline getirmiştir. Bu yüzden Evanjelik misyonerlik, bir inanç yayma çabasının ötesinde, Batı merkezli ve İsrail yanlısı bir dünya görüşünü toplumlara taşıyan ideolojik bir vasıta olarak da değerlendirilmektedir.
Kıyamet Senaryoları
Evanjelik-Siyonist çizginin en dikkat çekici yönü, kıyamet senaryolarını bugünkü İsrail siyasetiyle doğrudan ilişkilendirmesidir. Dispensasyonalist düşünceye göre bugün yaşanan dönem “Kilise Çağı”dır. Bunun ardından “rapture” denilen inananların göğe alınışı, “tribulation” denilen büyük sıkıntı dönemi, “Armageddon” savaşı ve Mesih’in yeryüzündeki bin yıllık hükümranlığı gelecektir. (Sturm 2017, 2-3) 1948 yılında İsrail devletinin kuruluşu da bu çevrelerde, kutsal tarihin son safhasının hızlandığının işareti olarak okunmuştur. Böylece kıyamet beklentisi, soyut bir inanç alanında kalmamış, güncel siyaseti ve Ortadoğu’daki gelişmeleri anlamlandıran aktif bir çerçeveye dönüşmüştür. Bu noktada savaş, işgal, yerleşim politikaları ve bölgesel çatışmalar, “kehanetin ilerlemesi şeklinde yorumlanmaya” başlanmıştır. Gazze, Kudüs ve Batı Şeria gibi alanlar, kutsal tarihin sahnesi olarak görülmektedir (Merkley 2014, 160-167). Böyle bir yaklaşım, insan acısını geri plana itmekte, toprağı kutsallaştırmakta, zulmü ise “kaçınılmaz ilâhî plan” kisvesi altında görünmez hale getirmektedir. Filistinlilerin tarihsel ve siyasî varlığı da bu senaryolarda çoğu zaman silikleştirilmekte, onların yaşadığı yıkım kehanetin doğal bedeli gibi sunulmaktadır. (Lindsey 1970, 40-45)
İslâm inancına göre ise kıyametin vakti yalnızca Allah Teâlâ’nın ilmindedir ve yalnızca O bilmektedir. (A’raf, 187) İnsanın görevi kıyameti hızlandırmak, tarih üzerinde kehanet mühendisliği yapmak ya da çatışmaları kutsal plan adına desteklemek değildir. Bu yüzden savaşı kıyametin hazırlığı gibi görmek, siyasî projeleri ilâhî senaryo diye sunmak, yapılan insanlık dışı mezalimleri ve yıkımı dinî amaçla meşrulaştırmak, İslâm akaidi açısından kabul edilemez bir durumdur. Nitekim müminin görevi adaleti ayakta tutmak, zulme karşı durmak ve hakikatin şahidi olmaktır. (Çelebi 1996) Dolayısıyla İslâmî bakış bu tabloya tevhid, adalet ve ahlâk merkezli yaklaşır. Gayb Allah’ındır, insan hayatı dokunulmazdır, tebliğ hikmetle yapılır ve din, emperyal projelerin meşruiyet aracına dönüştürülemez.
Sonuç
Bu çerçevede Evanjelizm, misyonerlik ve kıyamet senaryoları birbirini besleyen, tamamlayan ve birbiri üzerine bina edilen üç halka olarak görünmektedir. İlk olarak Evanjelizm, belirli bir teolojik ve tarihsel okuma üretmekte, ardından misyonerlik bu okumayı yaymakta, son olarak kıyamet senaryoları da bu yapıya siyasî ve apokaliptik (insanlığın sonunu getirecek büyük bir yıkım, felaket) bir yön vermektedir.
Bu sebeple “Evanjelik kıyametçiliği”, basit bir inanç tercihi olmanın ötesinde, dinin siyasallaştırılması ve zulmün de kutsallaştırılması ile bütün bir bölgenin ve tüm insanlığın potansiyel düşman olarak görülmesi tehlikesi taşıyan ciddi bir mesele olarak değerlendirmek gerekir.
Dipnot:
[1] Hristiyan teolojisinde dispensasyonalist, İncil'i (Kutsal Kitap) yorumlarken tarihi belirli dönemlere ayıran, (dispensasyon) Tanrı'nın insanlıkla olan ilişkisini bu dönemlerde farklı şekillerde yönettiğine inanan ve İsrail ile Kilise'yi birbirinden ayrı tutan bir teolojik görüşü benimseyen kişiye yönelik bir tanımlamadır.
KAYNAKLAR:
- Çelebi, İlyas. 1996. “el-FİTEN ve’l-MELÂHİM”. TDV İslâm Ansiklopedisi. 13.İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. https://islamansiklopedisi.org.tr/
- Gündüz, Şinasi. 2020. “Misyonerlik”. TDV İslâm Ansiklopedisi, 30:193-199. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. https://islamansiklopedisi.org.tr/
- Halsell, Grace. 1986. Prophecy and Politics : Militant Evangelists on the Road to Nuclear War. Westport, Conn. : Lawrence Hill & Co.
- Lindsey, Hal. 1970. The Late Great Planet Earth. Michigan: Zondervan Publishing House, Grand Rapids.
- Merkley, Paul Charles. 2014. Christian Attitudes towards the State of Israel. Montreal: McGill-Queen’s University Press.
- Sizer, Stephen. 2004. Christian Zionism: Road-Map to Armageddon?. Colorado Springs: Presence Ministries International.
- Sturm, Tristan. 2017. “Christian Zionism as Religious Nationalism Par Excellence”. The Brown Journal of World Affairs 24, 1:7-22.







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!