“Esselâmü Aleyke Ya Resûlallah” Ne Demektir? Selâmın Üç Derin Manası

Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerîf eserinden Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) selâm vermenin üç derin mânasını aktarıyor.

‘ESSELÂMÜ ALEYKE YÂ RESÛLALLAH’ DEMENİN ÜÇ DERİN MÂNÂSI

Peygamber Efendimiz’e selâm vermenin anlamı hakkında üç görüş vardır:

  1. Yâ Resûlallah! Belâ ve âfetlerden uzak kalasın; hep selâmette olasın, demektir. Bu durumda selâm kelimesi masdar olur.
  2. Yâ Resûlallah! Selâm, her zaman seni koruyup gözetsin, seni korumayı üstlensin, demektir. Buna göre “Selâm”, Cenâb-ı Hakk’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâ’dan) biridir.
  3. Selâm; teslim olma, boyun eğme, muhâlefet etmeme anlamındadır. Şu âyet de bunu göstermektedir: “Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında meydana gelen anlaşmazlıklarda seni hakem yapmadıkça, sonra da verdiğin hükümlere, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tamamen teslim olmadıkça, gerçek mü’min olamazlar. (Nisâ 4/65.)

Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif

Aziz dinleyenlerim; belki de Resûlullah’la aramızdaki ilişkide hiç unutmamamız gereken ayet-i kerîme budur. O’nun hükmüne tam teslim olmak ve içimizde en ufak bir tereddüt, bir sıkıntı veya başka türlü bir eğilim hissetmemek gerekir.

Ayet-i kerîme açıkça ifade ediyor: Rabbine yemin olsun ki, müminler aralarındaki anlaşmazlıklarda seni hakem yapmadıkça; sonra da verdiğin hükme gönüllerinde en küçük bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyet göstermedikçe, hakiki mümin olamazlar.

Bu ayetin manasına göre selâm, teslim olma, boyun eğme ve muhalefet etmeme anlamını da taşır. Dolayısıyla bir insan “Esselâmü aleyke” dediğinde bu üç anlamdan da istifade etmiş olmaktadır:

Bela ve afetlerden uzak kalasın.

Allah, Es-Selâm isminin tecellisiyle seni koruyup gözetsin.

Biz sana tam bir teslimiyetle bağlıyız.

İnşallah Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizle olan ilişkimiz bu çerçevede olur: Hem O’nu Allah’ın koruması manasına gelen “Selâm” ismiyle yâd eder, daima Cenâb-ı Hakk’a ilticada bulunur; hem de O’nun bize intikal eden bütün hükümlerini hayatımızın belirleyici ölçüsü olarak kabul eder, Allah Resûlü ile kalbî beraberliği sürdürürüz.

İslam ve İhsan

SALAVAT NEDİR, NASIL GETİRİLİR?

Salavat Nedir, Nasıl Getirilir?

SALAT Ü SELAM NEDİR? PEYGAMBERİMİZE SELAM NASIL VERİLİR?

Salat ü Selam Nedir? Peygamberimize Selam Nasıl Verilir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.