Esed Güçleri Yine Sivilleri Vurdu

Suriye ordusuna ait savaş uçağının Halep'te muhaliflerin kontrolünde bulunan Şear mahallesindeki çarşıya "Fil" adı verilen füzeyle saldırması sonucu 25 sivil öldü.

Suriye ordusuna ait savaş uçağının Halep'te muhaliflerin kontrolünde bulunan Şear mahallesindeki çarşıya "Fil" adı verilen füzeyle gerçekleştirdiği saldırıda ilk belirlemelere göre 25 kişinin öldüğü, 40 kişinin yaralandığı bildirildi.

AA muhabirinin Halep'teki sahra hastanesi yetkililerinden aldığı bilgiye göre, orduya ait savaş uçağının Halep'te muhaliflerin denetiminde olan Şear mahallesindeki çarşıya saldırması sonucu 25 sivil hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı.

Yaralıların beldedeki sahra hastanelerine kaldırıldığını ifade eden yetkililer, sağlık ve sivil savunma ekiplerinin Şear mahallesinde saldırıda yıkılan evlerin enkazından ölü ve yaralıları kısıtlı imkanlarla çıkarttığını dile getirdi. Yetkililer, çok sayıda yaralının durumunun ciddi olduğunu ve sahra hastanesinin acil kan ve tıbbi malzemeye ihtiyaç duyduğunu aktardı.

FİL FÜZESİYLE SALDIRI

Bu arada sivil savunma ekipleri de rejimin hava saldırısı nedeniyle çarşıda yangın çıktığını ve yangının itfaiye ekiplerince söndürüldüğünü ifade ederek ''Esed güçleri Şear'da halkın yoğun olarak alış veriş yaptığı çarşıya savaş uçağından atılan Fil füzesiyle saldırdı. Çarşıda can pazarı yaşandı'' dedi.

Şear'daki yerel medya aktivisti Mervan Salim de rejim güçlerinin Şear'da vurduğu çarşıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin öldüğünü belirtti.

Salim, rejimin saldırısında ölenlerin hepsinin sivil olduğunu vurguladı.

 

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.