Eklem Ağrılarının Nedeni Hava Olabilir

Uzm. Dr. Metin Mutlu, sıcak ve nemli havada eklem sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Sıcak havada vücudun sıvı dengesinin bozulması ve uzun süre hareketsiz kalmak; eklem ağrıları, kramplar ve hareket kısıtlılıklarına neden olabiliyor. Ancak uyku düzeninden, fiziksel aktivitelere kadar bazı önlemler alarak bu süreci sağlıklı bir şekilde geçirmek mümkün.

Uzm. Dr. Metin Mutlu, sıcak ve nemli havada eklem sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

SABAHLARI VÜCUDUNUZDA TUTULMALAR OLABİLİR

Hava sıcaklıkları ve nem oranının yüksek olduğu bu dönemlerde sabah tutulmaları veya oturduktan sonra ayağa kalkıldığında ağrılar görülebilir. Bu ağrılar genellikle uzun süre aynı pozisyonda oturmanın veya yatmanın vücudumuzda oluşturduğu baskının sonuçlarıdır. Bunların da asıl sebebi kas zayıflığı ve bağ dokularda bulunan bazı minerallerin eksikliğidir. Kasta meydana gelen ezilmeden ve kasın altındaki bağ dokunun kalite seviyesinin düşmeye başlamasından sonra bu ağrılar daha sık ortaya çıkmaktadır.

KLİMA HAVASINA DOĞRUDAN MARUZ KALMAYIN

Sıcak havalarda klima kullanımı sonucu boyun, bel ve sırt ağrıları da sık görülmektedir.

Son derece sıcak olan dış ortamdan gelinip düşük ısı derecesindeki klimanın karşısına geçmek bu ağrıların kaçınılmaz hale gelmesine neden olmaktadır. Klimanın yönü değiştirilmeli, bu sırada vücudun ihtiyacı olan su tüketimine dikkat etmelidir.

BİLİNÇSİZCE AĞRI KESİCİ KULLANMAYIN 

Eklemlerdeki ağrılar o bölgedeki bası nedeniyle oluşan dolaşımsal bir sıkıntıya veya kas ezilmesine işaret ediyor olabilir. Bu durumda bilinçli şekilde yapılan masaj ve germe hareketleri ağrının azalmasında etkili olacaktır. Ülkemizde bilinçsiz ağrı kesici kullanımı oldukça yaygın bir eğilimdir. Ağrı durumunda tek çözüm olarak algılanan ağrı kesicilerle organlara aşırı yük bindirilmesi son derece yanlış bir uygulamadır.

EKLEM AĞRILARI ÖNLENEBİLİR

- Özellikle sıcak havalarda vücudun daha çok ihtiyaç duyduğu su tüketiminin aksatılmaması önemlidir. Terleme ile kaybedilen sıvı miktarı vücudun ihtiyacına göre su içerek vücutta dengelenmelidir.

- Doğru ve dengeli beslenmenin yanı sıra alınacak B, C ve D vitaminleri kasların güçlenmesinde oldukça faydalı olacaktır.

- Sabahları yapılacak 10-15 dakikalık germe ve nefes egzersizleri hem daha esnek bir vücuda sahip olunmasını sağlayacak hem de olası ağrıların önüne geçilmesine imkan tanıyacaktır.

- Uyku düzeninin korunmasına da özen gösterilmelidir.

- Ağrı durumunda, o bölgede fonksiyonel bir bozukluk yoksa bilinçli şekilde yapılan masaj ve yumuşak doku uygulamaları rahatlamaya yardımcıdır.

- Ağrının hangi bölgede olduğuna bağlı olarak, sıcak su torbası veya buz uygulanabilir.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.