Eğitimcinin Kıymeti

Eğitimcinin kıymeti nedir? İnsan sarrafı Peygamberlerin en belirgin vasfı neydi?

Peygamberler, insan mürebbîleridir. Bu sanatın zirvesi, Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. Yirmi üç yıllık risâlet hayatında; sabırla ilmek ilmek yetiştirdiği câhiliyye insanından, muazzam bir fazîletler medeniyeti inşâ etmiştir.

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; risâlet hayatı boyunca dâimâ, İslâm’ı istikbâle taşıyacak muallimleri, geleceğin mürşidlerini yetiştirme gayretinde oldu.

  • Mekke’de Dâru’l-Erkam,
  • Medine’de Suffe Mektebi’nde yüzlerce talebe yetiştirdi. Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; muhâcirleri de ensârı da sever, herkesin maddî ve mânevî ihtiyacına koşardı. Fakat en çok ihtimâmı Suffe talebelerine gösterirdi. Oradan yetişen sahâbîleri kabîle ve şehirlere tebliğ vazifesiyle gönderirdi.

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in içtimâî bir vazife olan tebliğ ve irşâdı, ferdî ibâdet ve duâya da üstün tuttuğunu şu rivâyette görüyoruz:

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gün mescide girince halka hâlinde oturmuş iki grupla karşılaştı. Gruplardan biri Kur’ân-ı Kerim okuyor ve Allah Teâlâ’ya duâ ediyordu. Diğeri ise ilim öğreniyor ve öğretiyordu.

Bunu gören Nebiyy-i Muhterem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz;

“Bunların hepsi hayır üzeredirler.

  • Şunlar Kur’ân-ı Kerim okuyor ve Allah Teâlâ’ya duâ ediyorlar. Allah dilerse onlara (istediklerini) verir, dilerse vermez.
  • Şunlar da ilim öğrenip öğretiyorlar. Ben de ancak bir muallim olarak gönderildim.” buyurdu ve hemen ilimle meşgul olanların yanına oturdu. (İbn-i Mâce, Mukaddime, 17)

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Sizin en hayırlınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğreteninizdir.” (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 21)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ocak, Sayı: 251

İslam ve İhsan

İDEAL BİR EĞİTİMCİ NASIL OLMALIDIR?

İdeal Bir Eğitimci Nasıl Olmalıdır?

PEYGAMBERİMİZİN 42 EĞİTİM METODU

Peygamberimizin 42 Eğitim Metodu

PEYGAMBERİMİZİN EĞİTİM METODU: “KOLAYLAŞTIRINIZ, ZORLAŞTIRMAYINIZ!”

Peygamberimizin Eğitim Metodu: “Kolaylaştırınız, Zorlaştırmayınız!”

EĞİTİMCİYİ KURTARAN 40 PRENSİP

Eğitimciyi Kurtaran 40 Prensip

İDEAL BİR EĞİTİMCİNİN VASIFLARI

İdeal Bir Eğitimcinin Vasıfları

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN EĞİTİMCİ YÖNÜ

Peygamber Efendimiz’in Eğitimci Yönü

EN MÜKEMMEL EĞİTİMCİ

En Mükemmel Eğitimci

EĞİTİMCİLİK, BİR PEYGAMBER MESLEĞİDİR

Eğitimcilik, Bir Peygamber Mesleğidir

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.