DÜŞÜNÜRSEN O'NU BULURSUN

Çevremizde gördüğümüz farklı varlıkların aslı hep aynıdır. Hepsi de maddeden vücûda gelmiştir. Farklı unsurlar hep aynı mâhiyetin parçalarıdır.

Meselâ gök cisimleri de hep aynı maddeden meydana gelirler. Ancak herbirinin kendine mahsus bir hüviyeti, vaziyeti, miktarı ve ömrü vardır. Bir kısmı soğuk, bir kısmı son derece sıcaktır…

Azot, karbon, oksijen, hidrojen gibi elementlerden bitkiler ve hayvanlar meydana geliyor. Hâlbuki bu maddelerle hayat arasında ve hele ilim, irâde, kudret, işitme, görme gibi sıfatlar arasında aslâ bir münâsebet yoktur.

İşte bütün bunlar ilâhî sanat hârikalarıdır. Kâinâtta gördüğümüz bu kadar farklı ve mükemmel varlık, yüce kudret sahibi bir sanatkârın eseridir. Bu kadar sanat hârikasını meydana getiren bir varlığın sonradan olanlara benzemesi mümkün değildir. O, Vâcibu’l-Vücûd olan, yani varlığı zarûrî, kendinden ve ezelî olan Cenâb-ı Hak’tır.

Hâsılı düşünen bir insanın Rabbini bulması ve O’na hayrân olması hiç de zor değildir. Tefekkür sâyesinde insan kâfir ise îmâna kavuşur, mü’min ise îmânına seviye kazandırır; mârifet ve muhabbet basamaklarında yol almaya başlar.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Tefekkür, Erkam Yayınları, 2013, İstanbul

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle