Duha (kuşluk) Namazı İle İlgili Hadisler

Duha (kuşluk) namazı nedir? Duha (kuşluk) namazı ile ilgili hadisler ve fazileti.

Duhâ namazı, gündüzün ilk dörtte biri geçip güneşin ortalığı ısıtmaya başladığı zamandan güneşin tam tepede olduğu zevâl vaktine kadar kılınabilir.

DUHA (KUŞLUK) NAMAZI HAKKINDA HADİSLER

Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir bölgeye askerî birlik göndermişti. İslâm askerleri kısa sürede büyük ganimetlerle döndüler. Bunun üzerine bir şahıs:

“–Yâ Resûlâllah! Biz bunlardan daha çabuk dönen ve daha fazla ganimet getiren başka bir birlik görmedik.” dedi. Allah Rasûlü:

“–Ben size bundan daha çabuk dönen ve daha çok ganimet sağlayan bir şeyi haber vereyim mi?” diye sordu ve sözlerine devamla:

“–Bir adam güzelce abdest alarak mescide varır, sabah namazını edâ eder, ardından da kuşluk namazını kılarsa, işte bu şahıs, hem daha çabuk dönmüş, hem de daha fazla kazanmış olur.” buyurdu. (İbn-i Hibbân, VI, 276/2535)

Duha (Kuşluk) Namazının Fazileti

İbn-i Ömer -radıyallâhu anh- der ki:

Ebû Zer -radıyallâhu anh-’a:

“–Amcacığım, bana tavsiyede bulunur musunuz?” dedim. Bana şöyle dedi:

“–Benim Resûlullâh’tan istediğim şeyi sen de benden istedin. Allah Resûlü şöyle buyurmuştu:

«Duhâ namazını iki rekât kılarsan, gâfillerden yazılmazsın; dört rekât kılarsan, âbidlerden yazılırsın; altı rekât kılarsan, Allâh senin ihtiyaçlarını giderir; sekiz rekât kılarsan, kânitîn (çok ibâdet edenlerden) yazılırsın; şâyet on iki rekât kılarsan, senin için cennette bir ev inşâ edilir.

Hiçbir gün, hiçbir gece, hattâ hiçbir an yoktur ki, Allah Teâlâ o vakitte kullarından dilediğine ihsan ve ikramda bulunuyor olmasın! Allah Teâlâ hiçbir kuluna, kalbine zâtının zikrini ilhâm etmekten daha büyük bir ihsanda bulunmamıştır.»” (Heysemî, II, 237; Ali el-Müttakî, VII, 809/21511)

Duha Kapısı

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurur:

“Cennet’te bir kapı vardır ki, adına Duhâ Kapısı denir. Kıyâmet günü bir münâdî:

«–Duhâ (kuşluk) namazına devâm edenler neredeler? İşte kapınız, Allâh’ın rahmetiyle oradan (Cennet’e) giriniz!» diye çağırır.” (Süyûtî, I, 355/2323)[1]

Dipnot:

[1] Duhâ namazı, gündüzün ilk dörtte biri geçip güneşin ortalığı ısıtmaya başladığı zamandan güneşin tam tepede olduğu zevâl vaktine kadar kılınabilir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları

KUŞLUK (DUHÂ) NAMAZI NASIL KILINIR?

Kuşluk (Duhâ) Namazı Nasıl Kılınır?

NAFİLE İBADETLER İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Nafile İbadetler İle İlgili Örnekler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.