Dijital Detoksa İhtiyacımız Var

Dijital detoks nedir? Dijital detoksa neden ihtiyacımız var?

"Ey âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (A’râf, 7/31)

Bağımlılık ve Dijital Detoks

Günümüz insanının interneti kullanmayı tamamen bırakması mümkün değildir. Asıl amacımız çevrim içi olarak harcanan zamanı aza indirmek olmalıdır. İnternet; gece geç saatlere kadar çevrim içi olmanıza, sabah tekrar çevrim içi olmak için erken uyanmanıza neden oluyorsa, stres altında ya da depresyonda olduğunuzu hissettiriyorsa dijital detoks yapmanız iyi gelebilir. Amacın aktiviteden tamamen uzaklaşmak olduğu diğer detoksların aksine dijital detokslar daha esnektir ve bireye göre uyarlanabilir. Çünkü cihazları uzun süre tamamen kapatmak, iş ve kişisel sorumluluklar nedeniyle mümkün olmayabilir. Dijital detoks yapma vaktinizin geldiğini düşünüyorsanız deneyebileceğiniz bazı stratejiler var: Gündüz veya gece ekran erişimini engellemek, cihazları sadece gece ya da hafta sonları kullanmak için kişisel bir “internet kullanma yasağı” ayarlamak, evde dijital olmayan alanlar belirlemek (yatak odası, yemek masası gibi) ve ilave zamanı doyurucu bir şekilde kullanmak (sosyalleşme gibi).

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

DİJİTAL BAĞIMLI BİR NESİL YETİŞİYOR

Dijital Bağımlı Bir Nesil Yetişiyor

DİJİTAL BAĞIMLILIK ASALAKLAŞTIRIYOR

Dijital Bağımlılık Asalaklaştırıyor

ÇOCUKLARDA DİJİTAL BAĞIMLILIK

Çocuklarda Dijital Bağımlılık

DİJİTAL BAĞIMLILIK HAFIZAYI ZAYIFLATIYOR

Dijital Bağımlılık Hafızayı Zayıflatıyor

DUYGUSAL BOŞLUKTAKİ ÇOCUKLAR SANAL BAĞIMLILIKLARA YÖNELİYOR

Duygusal Boşluktaki Çocuklar Sanal Bağımlılıklara Yöneliyor

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.