Cemali İsimlerin Tecellilerine Örnekler

Yüce Allah’ın cemali isimlerinin tecellîlerine örnekler.

Kâmil bir kalpte tecellî edecek cemalî sıfatlardan birkaç misal şöyledir:

Rahmân ve Rahîm tecellîsi: Bir kalpte Cenâb-ı Hakk’ın Rahmân ve Rahîm esmâsı tecellî ettiğinde, o mü’min, ulaşabildiği her yere rahmet tevzî eder. Mahrumlar için müşfik bir sığınak ve barınak olur. Başta insan olmak üzere hiçbir mahlûkâtın sesli veya sessiz feryâdına bîgâne kalamaz. Zira merhamet, îmânın en güzîde meyvesi ve ilk neticesidir.

Afüv tecellîsi: Cenâb-ı Hak çok affedicidir. Kâmil mü’minler de; “Affetmeyi bilmeyen, affedilmez.” düstûrunca, ilâhî affa lâyık olabilmek için Allâh’ın kullarına karşı çok affedici olurlar. Zira şahsına yapılan haksızlıkları âdeta “yok” farz ederek gönlünde en ufak bir kızgınlık duymadan affetmeyi meleke hâline getirebilmek; kalbî olgunluğun şâheseridir; en büyük mânevî kahramanlıktır.

Kerîm tecellîsi: Kerem sahibi olan bir kul, başta cömertlik olmak üzere her türlü güzel ahlâk ile müzeyyen hâle gelir. Kâmil bir mü’min olur.

Mü’min tecellîsi: Cenâb-ı Hakk’ın “el-Mü’min” isminin tecellîsine mazhar olan bir kalp, kendisini dâimâ ilâhî kameranın altında hissedip her hâliyle dîninin güzel bir temsilcisi olur. Îmânını kuvvetlendirir, emîn ve sâdık bir kul hâline gelir. Etrâfındaki yüreklere îman aşılamanın gayreti içinde olur. Kendisini ve çevresini her türlü kötülüklerden muhafaza edip îtimat ve emniyet telkin eder.

Sabûr tecellîsi: Bu tecellîye nâil olan bir kalp, sabır âbidesi hâline gelerek pek çok sıkıntıdan selâmete erer. Dünyada acısına katlandığı sabrın âhiretteki tatlı meyveleriyle ebediyyen mesrûr olur.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hak Din İslam, Erkam Yayınları

ALLAH'IN RAHMAN VE RAHİM SIFATLARININ TECELLİLERİ NELERDİR?

Allah'ın Rahman ve Rahim Sıfatlarının Tecellileri Nelerdir?

ALLAH’IN İSİMLERİ İLE İLGİLİ AYETLER

Allah’ın İsimleri İle İlgili Ayetler

ALLAH’IN İSİMLERİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Allah’ın İsimleri İle İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.