Casiye Suresi 15. Ayet Ne Anlatıyor?
Câsiye Suresi 15. ayetin Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle birlikte iyilik ve kötülüğün insanın kendi tercihleri ve sorumluluğuyla ilişkisi ele alınıyor.
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:
İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR?
Casiye Suresi 15. Ayet Arapça:
مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
Casiye Suresi 15. Ayet Meali:
İyi işler yapan kendisi için yapmıştır, kötülük yapanın da kötülüğü kendinedir; sonra rabbinize döndürüleceksiniz. (Câsiye, 45/15)
Bilgi:
Kur’an’da çok sık hatırlatılan hususlardan biri de iyiliğin karşılığında mükâfat, kötülüğün karşılığında ise ceza olduğu hakikatidir. Karşılığında mükâfat vaat edilen davranışlar iyi, ceza olduğu bildirilenler ise kötüdür. Rabbimiz hiçbir kötülüğün işlenmesine razı değildir. Bundan dolayı iyilik ve kötülükleri haber vermekte ve kötülüklerden sakınmayı tavsiye etmektedir. O, imtihanın gereği olarak, insanların iradelerine müdahale etmez ve seçimlerinde özgür bırakır.
Mesaj:
- İyiliği de kötülüğü de seçen kuldur. Kulun davranışına uygun sonuçları yaratan ise Allah’tır. İyiliği seçen mükâfatını, kötülüğü seçen de cezasını görecektir.
- Ceza gününe iman, Rabbi razı edecek davranışlar yapmayı gerektirir.
Kelime Dağarcığı:
İsâet: Kötülük, hata, günah.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Casiye Suresi 15. Ayet Tefsiri:
- İman edenlere söyle, Allah’ın hesâba çekip ceza vereceği günlerin gelip çatacağını beklemeyenleri bağışlasınlar; sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler. Çünkü neticede Allah, her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.
- Kim güzel ve makbul bir iş yaparsa, faydası kendinedir. Kim de kötülük yaparsa, zararı kendinedir. Sonunda hepiniz Rabbinizin huzuruna döndürüleceksiniz.
Hususiyle Mekke döneminde müslümanlar müşriklerden çok eziyet görüyorlardı. Hakarete uğruyorlardı. Dille, elle sataşmalar ve çeşitli işkenceler söz konusuydu. Zaman zaman sahâbe-i kirâmın fiilî olarak bunlara mukabele etme teşebbüsleri oluyor ve Efendimiz (s.a.s.)’den müsaade talepleri gündeme geliyordu.
Dönemin şartları da dikkate alınarak mü’minlerden, esas kulluk vazifelerine yönelmeleri, sâlih amellerle meşgul olmaları istenmekte; böyle önemsiz şeylerle uğraşarak enerjilerini boşa harcamamaları tavsiye olunmaktadır. Çünkü Allah’ın insanları hesaba çekip cezalandıracağı güne inanmayanlar, zaten büyük bir gaflet ve hüsran içindedirler.
Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak, Allah onları mutlaka cezalandıracaktır. O halde oların ufak tefek sataşmalarını bağışlamak, kalplerinin yumuşamasını sağlamak, böylece belki hidâyetlerine bir kapı aralamak, hem mü’minin şerefini yüceltecek, hem de o hidâyet mahrumu insanların kurtuluşuna vesile olabilecektir.
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!