Camide Cemaatle Namazın Tekrarlanması Caiz midir?

Camide cemaatle kılınan namazın ardından tekrar cemaatle namaz kılınması caiz midir?

Belli bir imamı ve cemaati bulunan mahalle mescidinde, ezan ve kâmetle namaz kılındıktan sonra, ikinci bir ezan ve kâmetle yeniden cemaat yapılması mekruhtur. Çünkü normal vakitlerde birden fazla cemaatler teşkil edilmesi, cemaatin bütünlüğünü bozar ve sonraki cemaate katılma gibi düşüncelerle gevşekliklere yol açabilir.

CAMİDE CEMAATLE NAMAZIN TEKRARLANMASININ HÜKMÜ

Ancak sonradan o mescide gelenlerin ezan ve kâmetsiz ikinci bir cemaat yapması aşağıdaki durumlarda caiz görülmüştür.

1. Bir mahalle mescidinde, o mahallenin halkından olmayan seferi bir topluluğun cemaatle namaz kılması.

2. O mahalle sakinlerinin ezanı sessizce okuyarak namaz kılması.

3. Mahalle halkının, cemaati ezansız ve kâmetsiz tekrarlaması.

4. Mescidin yol üzerinde bulunan bir mescit olması.

5. Mescidin sürekli bir imam ve müezzinin bulunmaması ve insanların ayrı ayrı namaz kıldığı bir mescit olması.

Aynı mescitte cemaati tekrarlamanın mekruh sayılması şu delillere dayanır: Allah’ın Elçisi bir gün, yatsı namazını gecenin üçte birden daha geç bir vakitte kılmak üzere çıktığında, cemaatin azlığını görmüş ve şöyle buyurmuştu: “Namazı başkasına bırakıp, dışarı çıkarak namaza gelmeyenlerin evini ateşe veresim geliyor!” Allah Elçisi’nin bu sözü Cuma namazına gelmeyenler için söylediği de nakledilir.[1]

Normal mescitte ikinci bir cemaat teşkili caiz olsaydı, tek cemaatle namazın üzerinde bu şekilde durulmaması gerekirdi. Yine Hz. Peygamber (s.a.s), aralarında anlaşmazlık bulunan bir topluluğu barıştırmak için gitmişti. Daha sonra mescide dönünce cemaatin namazı kılmış olduklarını gördü. Bunun üzerine evine döndü ve ailesini toplayarak namaz kıldırdı. Eğer bir mescitte cemaatin tekrarlanması caiz olsaydı, Allah Rasûlü evinde namaz kılmayı mescitte kılmaya tercih etmezdi.[2]

Yol kenarlarına, benzinlik ve konaklama yerlerine yapılan mescitlerde cemaatle namaz kılma konusunda ise bütün insanlar eşittir. Bu yüzden buralarda cemaatin tekrarlanmasında da bir sakınca bulunmaz.

Görevli imamı bulunan bir mescitte, imamdan önce cemaatle namaz kılmak da mekruhtur. Hatta Hanbelîler bunun haram olduğunu söylemiştir. Çünkü görevli imam ev sahibi hükmündedir. Cemaatle namaz kıldırmak onun hakkıdır. Çünkü Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse başkasının evinde, ev sahibinin izni olmadıkça, ona imamlık yapmasın.” [3]

Dipnotlar:

[1] Buhârî, Ezân, 29, 34, Husûmât, 5, Ahkâm, 52; Müslim, Mesâcid, 251-254; Ebû Dâvud, Salât, 46; Tirmizî, Salât, 48; Nesâî, İmâmet, 49; İbn Mâce, Mesâcid, 17; Dârimî, Salât, 54; Mâlik, Muvatta’, Cemâat, 3; A. İbn Hanbel, I; 394, 402, 422, 449, 450. [2] Zühaylî, age, II. 163, 164. [3] Şevkânî, age, III, 159; İbn Âbidîn, age, I, 516; İbn Kudâme, age, I, 80; Şirâzî, Mühezzeb, I, 95.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

NAMAZ NEDİR?

Namaz Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.