Bu Hayvanlar Sevgiye Muhtaç!

Kırıkkale’de yaşayan kamu görevlisi Metin Şahin, zamanının büyük bölümünü, 12 günlükken alıp sevgi ve şefkatle baktığı kuzusu Orçin ile geçiriyor.

Kırıkkale’de yaşayan kamu görevlisi Metin Şahin (53), bebek gibi bakarak büyüttüğü kuzusu “Orçin”i yanından ayırmıyor.

Merkez Etiler Mahallesi’nde yaşayan Şahin, yaklaşık 4 ay önce köy gezisi sırasında görüp 12 günlükken satın aldığı kuzuya biberonla besleyip büyüttü.

Kuzuya “Orçin” ismini veren Şahin, her gün mesai bitiminde ve hafta sonları Orçin’i torunuyla gezdiriyor. Kuzusuyla çarşıya da gelen Şahin’i gören bazı vatandaşlar, şaşkınlık yaşarken kimisi de fotoğraf çekiyor.

Orçin'i ilk getirdiğinde 12 günlük olduğunu ve daha sonra onu büyüterek kendilerine alıştırdıklarını anlatan Şahin, şöyle konuştu:

“Gel dediğimiz yere geliyor. Benimle çarşıda pazarda geziyor. Gezdirirken ip falan bağlamıyorum. Nereye gidersem gideyim bir arkadaş, dost gibi benimle geliyor. Sabah uyandığımda işe gitmeden önce bahçede biraz gezdirir, yemini suyunu veririm. Gereken bakımını yapar, sonra işe giderim. İşe giderken ayrılmamız biraz zor oluyor. Gitmemi istemiyor. Meleyerek tepki veriyor. İşe geç kaldığım zamanlar giderken ayak seslerimden anladığı için rahatsız olmasın diye ayakkabımı dışarıda giyip işe gitmek zorunda kalıyorum.”

“ORÇİN SAYESİNDE ÇOK İNSANLA TANIŞTIM”

Şahin, akşam iş dönüşünde eve geldiğini anlayan ve hemen tepki veren Orçin’i beslediğini ve bakımını yaptığını aktardı.

Sonra birlikte gezmeye çıktıklarını ve çarşıya gittiklerini belirten Şahin, “Gezerken bizi görenlerin güzel tepkilerini alıyorum. Görenler önce şaşırıyorlar. Normalde insanlarımız kedi köpek gezdiriyorlar. Elbette onlar da bir can taşıyor ama benim merakım da kuzu. Evimin önünde kangal köpeğim var ama bu kuzuya karşı sevgim daha değişik oldu. Yolda gezerken kuzuyu gören çocuklar yanına gelip seviyorlar ve resim çekiniyorlar. Onların göstermiş olduğu ilgiden dolayı daha çok mutlu oluyorum. Kuzum Orçin sayesinde çok insanla tanıştım” ifadelerini kullandı.

“BU HAYVANLAR SEVGİYE MUHTAÇ CANLILAR”

Şahin, Orçin'in yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde kendisine ve eşine de bir uğraş olduğunu, onunla daha çok zaman geçirdiğini ifade etti.

Kendisi olmadığında eşinin kuzuyla ilgilendiğini anlatan Şahin, “Dışarıda gezerken kediye köpeğe eziyet eden insanlar görüyorum, üzülüyorum. Bu hayvanlar sevgiye muhtaç canlılar. Allah'ın bize emanet ettiği, konuşamayan ve derdini anlatamayan canlılar” dedi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.