Bayram ve Teşrik Günlerinde Oruç Tutmak Caiz midir?

Bayram ve teşrik günlerinde oruç tutmak caiz midir? Peygamber Efendimiz Müslümanları bu günlerde oruç tutmaktan neden nehyetmiştir?

İslam’a göre bayram günlerinde oruç tutmanın hükmü.

BAYRAM GÜNLERİNDE ORUÇ TUTMAK

Ebû Ubeyd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: “Hz. Ömer’le bir bayramda hazır bulundum. Hutbeden önce namaza başladı ve sonra şöyle dedi: Gerçekten Rasûlullah, şu iki bayram günü oruç tutmaktan nehyetti. Kurban Bayramı’nda kurbanınızın etinden yersiniz, Ramazan Bayramı ise, orucunuzu bozma günüdür.” buyurdu. (1)

Ebû Said el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: “Rasûlullah şu iki günün orucundan nehyetti: Ramazan Bayramı günü, Kurban Bayramı günü. İki giyimden de men etti: (Hiçbir taraftan eli çıkmayacak şekilde) tek elbise giyinmekten, erkeğin tek elbise içinde dizlerini dikip oturmasından. İki vakitte namaz kılmaktan da nehy etti: Sabah namazından sonra, ikindi namazarından sonra.” (2)

TEŞRİK GÜNLERİNDE ORUÇ TUTMAK

Teşrik Günleri: Kurban Bayramının birinci gününden itibaren (Zi'l-hiccenin onuncu günü) sonraki üç güne verilen addır.

Ümmü Hânî’nin azadlısı Ebî Mürra’dan rivâyet edildiğine göre o, Abdullah bin Amr’la birlikte, Abdullah’ın babası Amr bin As’ın yanına girmişti. Amr her ikisine yemek getirdi ve “Ye” dedi. Abdullah “Oruçluyum.” dedi. Amr “Ye; bu günlerde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize yememizi emrederdi. Bu günlerde oruç tutmamızdan bizleri nehyederdi.” Mâlik “O günler teşrik günleri idi.” dedi.

Ukbe bin Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Arefe günü, kurban günü, teşrik günleri biz Müslümanların bayramıdır. O günler, yemek ve içmek günleridir.” buyurdu. (3)

Dipnotlar:

(1) Buhâri, K. Savm, Bâbu savmi yevme-l-fıtrı, n. 55/3; Nesêî, İbn-i Mâce, K. Savm, Bâbu- n-nehyi an -sıyâmı-l-fıtrı, n. 1722; Müslim, K. Savm, Bâbu-n-nehyi an savmi yevme-l-fıt- rı, n. 1137; Tirmizi, K. Savm, Bâbu kerâhiyeti-s-savm yevme-l-fıtrı ve-n-nahri, n. 771

(2) Buhâri, K. Savm, Bâbu savmi yevme-l-fıtrı, n. 55/3; Müs’im, K. Savm, Babu-n-nehy an savmi yevme-l-fıtrı, n. 140; Tirmizi, K. Savm, Bâbu kerahiyyeti’s-Savm yevme-l-fıt- rı, n. 772

(3) Tirmizi,K.Savm, Bâbu kerâhiyeti savmı eyyami-t-teşrik, n.773; Müslim,K.Savm, Bâbu tahrîmi savmi eyyamit-teşrik n. 1142

Kaynak: İbrahim Koçaşlı, Sünen-i Ebu Davud ve Tercemesi, Erkam Yayınları

 

ORUÇ TUTMANIN YASAK OLDUGU GÜNLER HANGİLERİDİR?

Oruç Tutmanın Yasak Olduğu Günler Hangileridir?

AREFE GÜNÜ ORUÇ TUTULUR MU?

Arefe Günü Oruç Tutulur mu?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.