Bayram Namazından Önce veya Sonra Namaz Kılınır mı?

Ramazan veya Kurban bayram namazlarından önce veya sonra mescidde namaz kılmak caiz midir? Mezhep imamlarının bu konudaki görüşleri nelerdir?

Bayram namazı ile ilgili hadisler ve açıklamaları.

BAYRAM NAMAZI İKİNCİ GÜN KILINIR MI?

Ebû Ümeyr bin Enes radıyallahu anh’dan, o da Rasûlullah’ın ashabından olan amcalarından rivâyet ettiğine göre; bir gurup binekli Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e gelerek, bir gün önce Ay’ı gördüklerine şahitlik ediyorlardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, onlara oruçlarını açmalarını sabahleyin de musallâya gelmelerini emretti.

  • Hadisin İzahı

Bu hadis-i şerif; bir cemaatin, Ay’ın görünmesine şahitlik ettiklerinde şahitliklerinin kabul edileceğine, bayramın birinci günü bayram namazı kılınamadığı takdirde, ikinci günü kılınabileceğine delâlet eder. Ramazan'ın son gününün bayram olduğu zevalden önce anlaşılırsa bayram namazı o gün kılınır. Zevalden sonra anlaşılırsa, ertesi gün kılınır.

Ebû Hanife, Evzâî ve Ahmed bin Hanbel hazretlerinin görüşleri budur. Şâfiî hazretlerine göre o günün bayram olduğu zevalden önce anlaşılırsa o gün kılınır. Zevalden sonra anlaşılırsa ertesi gün kılınmaz. Ancak Şâfiîlerce bayram namazı sünnet olduğu için devamlı kaza edilebileceği Menhel’de zikredilmiştir. (Bezl-ül-Mechud, c. 6, s. 198, Maallimu’s-Sünen, Menhel, c. 6, s. 338)

BAYRAM NAMAZINDAN SONRA NAMAZ KILMAK

İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Kurban Bayramı’nda (musallâya) çıktı. İki rekat (bayram) namazı kıldı. Ne ondan önce ne de sonra namaz kıldı. Sonra yanında Bilal olduğu halde kadınların yanına geldi. Ve onlara sadaka ile emretti. Kadın(lar) halka küpelerini ve gerdanlıklarını (Bilal’in kucağına) atıyorlardı.

  • Hadisin İzahı

Bu hadis-i şerif kadının kocasına danışmadan kendi malından sadaka verebileceğine, bayram namazından önce ve sonra mescitte, sünnet bir namaz olmadığına delâlet eder. Tirmizî, ilim adamlarının bazılarının bayram namazından önce ve sonra iki rekat namazı câiz gördüklerini nakleder.

İbn-i Münzir, Ahmed bin Hanbel’den şöyle nakleder: Kûfeliler bayram namazından önce namaz kılmazlar. Bayram namazından sonra iki rekat kılarlar. Basralılar bayram namazından önce iki rekat nafile kılarlar, sonra kılmazlar. Medineliler ise, bayram namazından ne önce ne de sonra namaz kılarlar.

İmam Azam hazretlerine göre, bayram namazından önce namaz kılınmaz, sonra kılınabilir. Delili İbn-i Mâce’nin Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bayram namazından evine döndükten sonra iki rekat namaz kılardı, diye rivâyet ettiği hadistir. Ahmed bin Hanbel hazretlerine göre, bayram namazından önce ve sonra namaz mekruhtur. Mâlik hazretlerine göre bayram musallâsında nafile kılınmaz. Mescitte kılınıp kılınmayacağı hakkında ondan iki rivâyet vardır. (Avnül Ma’bûd, c.)

İMAMIN YAĞMURLU HAVADA CEMAATE BAYRAM NAMAZINI CAMİDE KILDIRMASI

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Ashab-ı kiram bayram günü yağmura tutuldular, bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem onlara bayram namazını mescitte kıldırdı. (1)

Dipnotlar:

(1) İbn-i Mâce, Kitâbu İkâmeti’s-Salât, b. 167, n. 1313, s. 416, c. 1

Kaynak: İbrahim Koçaşlı, Sünen-i Ebu Davud ve Tercemesi, Erkam Yayınları

BAYRAM NAMAZI KILINIŞI, KAÇ REKAT?

Bayram Namazı Kılınışı, Kaç Rekat?

BAYRAM NAMAZI EVDE KILINABİLİR Mİ?

Bayram Namazı Evde Kılınabilir mi?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.