Ayasofya’da Yüz Sene Sonra İcazet Töreni

Altınoluk dergisi, İTO Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yard. ve Hafızlık Programı Sorumlusu Hafız Faruk Tekeli ile Ayasofya’da yüzyıl sonra yapılan ilk icazet töreni hakkında konuştu.

Ülkemizin güzide eğitim kurumlarından İTO Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin bugüne kadar yürüttüğü hafızlık programı ile yetişen 150 kadar hafızın icazet programı çok güzel ve mesut bir tevafukla Ayasofya Cami-i Şerifi’nde yapıldı. Okul, idarecileri, hafız öğrencileri ve buna karar veren irade için çok anlamlı bu hadiseyi tarihi yapan esas önemli unsur da Ayasofya’da yüzyıl sonra ilk icazet törenin yapılmasıydı. Bu tarihi hadisenin merkezindeki isimlerden birisi olan Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Hafız Faruk Tekeli ile okulu ve söz konusu icazet törenini konuştuk.

AYASOFYA’DA 100 YIL SONRA İLK İCAZET PROGRAMI

Hocam uzun yıllar sonra ilk defa Ayasofya Cami-i Şerifi’nde hafızlık merasimi müdür yardımcısı olduğunuz İTO Marmara Anadolu İmam Hatip Okulu tarafından yapıldı. Okulunuzu bize tanıtabilir misiniz?

Faruk Tekeli: Okulumuz 2016 yılının Temmuz ayında eğitim öğretim faaliyetlerine başlamıştır. En kapsamlı proje okullarından biri olan okulumuzda öğrencilerimiz adeta bir yabancı dil eğitim merkezi gibi Arapça, İngilizce, Japonca dillerini öğrencilerimiz hazırlık döneminde uzman eğitimcilerden öğrenmektedirler. Yabancı dillerin yanında Hafızlık pekiştirme programı uygulanmaktadır.

Lise bünyesinde yer alan ortaokulumuzda ise Hem Okul Hem Hafızlık projesinde öğrenciler hafızlıklarını tamamlarken aynı zamanda okul derslerini de aksatmadan devam ettirmektedirler.  Akademik, Dil ve Hafızlık Eğitimlerinin yanında teknoloji alanında da çalışmalar yapmaktadırlar. Bu alanda da bugüne kadar çeşitli başarılar elde etmişlerdir. Ortaokulda hafızlığını tamamlamış olan öğrencilerimiz girmiş oldukları LGS sınavında da üstün bir performans ortaya koymuşlardır.

Ayasofya Cami-i Şerifi’nde İcazet Töreni yaptınız. Duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Tekeli: Okulumuzdaki bu projede bugüne kadar 150 hafız yetişmiştir. Usul olarak hafızlığı bitiren öğrencilere icazet yapılır, bizde geçen yıl yani 27 Mart 2020’de Çamlıca camiinde icazet için tüm hazırlıklarımızı yapmış, malum pandemi nedeniyle programı ertelemek zorunda kalmıştık, bu da bizi ve öğrencilerimizi tabii ki üzdü. Ama bazen sizin şer olarak gördüğünüzde hayır vardır, bu programın iptali bizi Ayasofya’da yüzyıl sonra ilk icazetin yapılmasına vesile kıldı. 28 Mayıs Cuma günü Ayasofya’da 136 öğrencimizin icazet merasimini yapmayı Rabbim bizlere lütfetti. Bu icazet aynı zamanda Ülkemizde bu programı uygulayan hafızlık okullarına da ilham oldu, böyle hayırlı bir projenin tanıtılmasına katkıda bulunmak bizler içinde mutluluk vesilesi oldu.

Hafızlık bir İHL’li için neden önemlidir?

Tekeli: İslam dininin ana kaynağı olduğu gibi İslami ilimlerin de ana kaynağı Kuran’dır. Dolayısıyla İslami ilimler alanında ilerlemek isteyen bir talebenin hafızlık ile bu yolculuğa çıkması usuldendir. Ayrıca hafızlık eğitimi zihni melekeleri geliştirdiği için diğer fenni ilimleri öğrenme ve ezberlemede fayda sağlamaktadır. İlim yolculuğundaki öğrenci, gelecekte hangi alanda çalışma yaparsa yapsın referansının Kur’an olması önemlidir. Bu da erken yaşlarda hafız olmanın önemli olduğunu göstermektedir.

Okulunuz milli eğitim müfredatı ve hafızlık eğitimi bir arada veriyor. Nasıl bir yöntem takip ediyorsunuz?

Tekeli: Okulumuzda eğitim almak isteyen, yani 4. Sınıfı bitiren bir öğrenci yaz okuluna gelerek temel Kur’an eğitimi aldıktan sonra akademik sınavlardan da geçerek 5. Sınıfta okuma hakkı elde eder. 5. sınıfta hafızlık çalışmalarına okul derslerine hiç ara vermeden devam eder, 6. Sınıfta ise akademik dersleri tamamen bırakmadan hafızlığa ağırlık vererek hıfzını tamamlamış olur. 7. Ve 8. Sınıfta ise hafızlık haslaması yapılırken aynı zamanda yoğun bir akademik ders alarak Lise sınavlarına hazırlık yapar. Bir öğrenci ortaokul boyunca bu projede akademik derslerden ödün vermezken hafızlığını da ikmal etmiş oluyor. Yani iki önemli işi aynı anda yapmış olmaktadır.

 Bu yoğun eğitim faaliyeti yanında okulunuz pek çok başarılar da elde etmiş.  Sizin motivasyon kaynağınız nedir ve öğrencilerinizin motivasyonunu nasıl sağlıyorsunuz?

Tekeli: Bizim en önemli motivasyon kaynağımız Allah’ın rızası ve ümmetin gençlerine hizmet etmek. Biz okul olmaktan öte bir ekol olma hedefiyle çalışıyoruz. Asımın neslini yetiştirmek ve geleceğe ilham olmak istiyoruz. Ayrıca öğrenci ve velilerimizin okulumuzu sahiplenmiş olmaları da bizim için bir motivasyon kaynağıdır diyebiliriz.

Kaynak: Altınoluk Dergisi, Sayı: 425

ÖRGÜN EGİTİMLE BİRLİKTE HAFIZLIK

Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.