Ahmed Rifai Hazretleri ve Çocuktan Edep Dersi
Abdullah Sert Hocaefendi’nin anlatımıyla Ahmed Rifâî Hazretleri ve edep dersi. Gereksiz merak ve lüzumsuz sorulardan kaçınmanın önemi nedir?
Abdullah Sert Hocaefendi anlatıyor: Ahmed Rifâî Hazretleri'nin bir çocuktan aldığı ibretlik edep dersiyle merakın sınırlarını öğreniyoruz.
AHMED ER-RİFÂÎ HAZRETLERİ VE MERAK ÜZERİNE BİR MENKIBE
Ahmed Er-Rifâî Hazretleri hakkında anlatılan çok güzel bir menkıbe vardır. Hazret bir gün yolda giderken kavga eden çocuklara rastlar. Hemen araya girerek onları ayırır ve çocuklardan birine, "Sen kimin oğlusun?" diye sorar. Çocuk şu manidar karşılığı verir:
"Sana lazım olmayan şeyi ne yapacaksın? Kimin oğlu olduğum seni niye ilgilendiriyor ki?"
Hazret oradan ayrılır; fakat çocuğun bu sözünü sürekli tekrar ederek şöyle der: "Oğlum, Allah sana iyilik versin. Bana edep öğrettin." İşte büyüklerin hali budur. Çocuğun üzerine gidip, "Evladım alt tarafı merak ettim sordum, ne var bunda? Söylesen kıyamet mi kopacak?" demez. Sorusunu sormuş, cevabını almış ve oradaki mesajı idrak etmiştir. "Çocuk bana edep öğretti" der. Yani; "Benim kimin oğlu olduğum seni ilgilendirmiyor, ilgilendirmiyorsa sorma."
Lüzumsuz Sorular ve İslami Güzellik
Kıymetli kardeşlerim, bizler ne kadar çok lüzumsuz soru soruyoruz değil mi? Zamanımızın en büyük hastalıklarından biri budur. Bu yüzden Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
"Allah sizin için üç şeyi kerih görür: Dedikodu (kîl u kâl), çok soru sormak (kesret-i sual) ve malı boşa harcamak (idâatü’l-mâl)."
Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de de sahabe-i kiramı uyararak, bazı şeyler açıklanmıyorsa onları kurcalayıp sormamaları gerektiğini bildirmiştir. Hatta bir sahabe hac ibadeti farz kılındığında "Her sene mi?" diye sormaya başlayınca bu ayet-i kerime nazil olmuştur. Yani; "Sorma, Allah size hayatınızda bir kere yapmanızı emretmiş, siz o bir kereyi yapmaya bakın."
Tecessüs ve Sınırlarımız
Soru sormak da aslında bir edep meselesidir. "Tecessüs" dediğimiz, her şeyi ilgili ilgisiz merak etmek bir fazilet değildir. İnsan bazen karşısındakinin maaşını, evini, özelini; kısacası kendisini hiç ilgilendirmeyen detayları sorar da sorar.
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bizlere örnek olacak muazzam bir hadisi daha vardır:
"Kendisinin ilgilendirmeyen şeyleri (mâlayâniyi) terk etmesi, kişinin Müslümanlığının güzelliğindendir."
Eğer senin için zaruri bir bilgiyse sor; ama "canım merak ettim" diyerek her şeyi kurcalamayın. Ne yazık ki insan fıtratındaki en temel zaaflardan biri de bu kontrolsüz meraktır. Meraklarımıza bir sınır koymamız gerekiyor. Bugün özellikle sosyal medyada meramımızı kontrol edemediğimiz için yanlış mecralara, yanlış sahneler ve haram yerlere girip çıkıyoruz. Unutmayalım ki merak fıtratımızda var; ancak onu edep ve fayda dairesinde tutmak bizim elimizdedir.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!