Afetler İçin Yapay Zekayla Donattıkları Model Uçak Geliştirdiler

Yalova Atatürk Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, deprem, yangın, sel gibi afetlerde kameranın kaydettiği görüntüleri analiz ederek durumu anlık merkeze iletebilen model uçak geliştirdi.

Yalova'da farklı okullarda eğitim gören ve Atatürk BİLSEM'de de eğitim alan 3 öğrenci, hobi olarak uğraştıkları model uçak yapımını bir adım ileri taşıyarak afetlerde kullanılmak üzere yapay zeka teknolojisini kullanan yeni bir tasarım yaptı.

Geliştirilen model uçak, üzerindeki kameranın kaydettiği görüntüleri, olası yangın ve sel durumu ile deprem sonrası oluşan hasarları anında ilgili kurumlara iletme kabiliyetiyle donatıldı.

İstanbul'da 21-26 Eylül'de düzenlenecek TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'ne katılacak öğrenciler, gelecekte bu model uçağın seri üretimle insanlık yararına kullanılmasını istiyor.

Projede koordinatör olarak görev alan bilişim teknolojileri öğretmeni Koray Özdemir, öğrencilerinin bir süredir model uçak yapımıyla ilgilendiklerini, bu yıl da bir adım ileri taşımak istedikleri için projeye dönüştürdüklerini ifade söyledi.

Özdemir, "Öncelikle yapay zeka kullanarak hasarlı binaların anında tespiti ve yetkililere bildirilmesi üzerine proje geliştirdiler. Daha sonra bu yaz aylarında ülkemizin birçok yerinde yangınla mücadele ediliyordu. 'Bunu yangınlara da uyarlayabilir miyiz' düşüncesiyle geldiler. O amaçla da başarılı bir şekilde kullanılabildiğini gördüler. Model uçak, yangın tehlikesi veya hasarlı binaları anlık olarak bildiriyor." diye konuştu.

Projeyi daha sonra TEKNOFEST'e sunduklarını ve iki değerlendirme aşamasını geride bırakarak finale kaldıklarını anlatan Özdemir, şunları kaydetti:

"Öğrencilerimizin projesi finale kaldı. Önümüzdeki hafta TEKNOFEST'te de yarışacaklar. Umarım başarılı olurlar. Şu anda yarışmaya hazırız. Yaptıkları denemeler başarılı. Tabii ki geliştirilmeye açık bir proje. İleriki süreçte diğer doğal afetler için de kullanılabilir. Otonom uçuşla ilgili öğrencilerimizin yaptığı çalışmalar var. Hedefimiz öncelikle ulusal düzeyde başarılı olabilmek. Daha sonra hedeflerimizi gerçekleştirebilirsek otonom sürüşle ilgili tamamen yapay zeka üzerinden kontrol edilen hale getirip uluslararası yarışmalara da katılmak istiyoruz." 

Hobi amaçlı başladıkları model uçaktan proje ürettiler

Çocukluktan itibaren uçaklara karşı bir merakının olduğunu aktaran öğrencilerden Muhammed Alihafızoğlu da yaklaşık 7 yıldır BİLSEM'de bunun üzerine çalıştığını söyledi.

Daha sonra yarışmaya katılma fikri doğduğunu ve model uçağı geliştirdiklerini vurgulayan Alihafızoğlu, şöyle konuştu:

"Model uçağımızın görevlerinden biri, hasarlı yapıları tespit ederek bize bildiriyor. Üzerine eklenen normal ve termal kamera ile yangınlar veya seller ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılabilir. Uçağın arkasındaki kameranın çektiği fotoğrafları yapay zeka sistemi 'hasarlı' veya 'hasarsız' diye sınıflandırıyor ve size bildiriyor. Uçak geliştirilmeye çok açık bence. Yakında elimize ulaşacak otonom sistemi ile uçağı daha da geliştireceğiz inşallah. Şimdi TEKNOFEST finaline gideceğiz ve çok heyecanlıyız. Yarışmada birinci olmasak bile umarım vatana, millete bir hayrımız olur."

Projede görevli öğrenci Muhammed Tuğrul Sıcakyüz ise kendisinin daha önce afetler üzerine çeşitli projeler yaptığını belirterek, "Biz Selçuk Bayraktar'ın videolarından etkilendik. O da bu tarz uçaklarla başlamıştı. O görüntüler bize ilham verdi. İnsanlara yardımcı olabilmek, bir şeyleri değiştirebilmek için bu projeyi yaptık. Hayalimiz, günün birinde bunun seri üretiminin kullanılmasını sağlamak." bilgisini paylaştı.

Öğrencilerden Talha Yurtseven de hobi olarak başladıkları model uçak tasarımını bir sonraki aşamaya taşımak istedikleri için TEKNOFEST'e başvuruda bulunduklarını anlattı.

Yurtseven, "Hobi ile başladığımız için yarışmaya katılalım, finalist olalım diye düşünmedik aslında. İlk turda geçtikten sonra iyi bir puanla geri dönüş yaptılar. İkinci tura geçtikten sonra model uçağımızı daha iyi yaptık. Oradan da iyi bir puanla dönünce finalist olduk. Şimdi gidip iyi bir şeyler yapıp dönmek istiyoruz. Model uçağımız biraz ucuz ama işlevli oldu. Her afette her durumda kullanabileceğimiz duruma geldi. İskelet parçalarını üç boyutlu yazıcıdan bastık." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.