735’inci Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri Başladı

Her yıl Eylül ayının ikinci haftasında kutlanan “Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri” Söğüt’te başladı.

Haber: Murat Karadeniz

Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gaziyi anmak için yapılan ve bu yıl 735incisi düzenlenecek olan “Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri” 9-11 Eylül tarihlerinde kutlanacak.

'TOY’ GELENEĞİ 735 YILDIR YAŞATILIYOR

Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazinin babası Ertuğrul Gazi tarafından 734 yıl önce Kayı boylarını bir araya getirdiği toplantıyla başlayan ve Türkiyenin farklı bölgelerinde yaşayan Yörük ve Türkmenleri, Bilecikin Söğüt ilçesinde buluşturan “toy geleneği” halen yaşatılıyor.

Türk milletinin, resmi olarak kutladığı en eski geleneklerden birisi olan ve Sultan II. Abdülhamit Han tarafından resmi devlet töreni haline getirilen, halen de öyle kutlanan Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenliklerinin bu yıl 735incisi yapılacak.

9 Eylül Cuma günü başlayıp 11 Eylül Pazar günü sona erecek olan şenliklere herkesi davet eden Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenliklerinin Eylül ayının ikinci haftasında yapıldığını ve bu yıl şenliklerin 735'incisini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Şenliklerin toya dayandığını anlatan Aydoğdu, Ertuğrul Gazinin sağlığında Söğütte Kayı Boyu beylerinin toplandığı bu şenliklerde yemekler verildiğini, güreşler tutulduğunu ve cirit atıldığını ifade etti.

Aydoğdu, bu toplantılarda yıl değerlendirmesi yapılıp, siyasi, askeri veya ekonomik-sosyal konularda kararlar da alındığını aktardı.

TÜRK MİLLETİ VATANINA SAHİP ÇIKMAYI HEP BİLDİ

Toyda Kayı beylerinin fetihleri, akınları veya o yıl kışın nasıl geçeceği konusunda istişarelerde bulunduğunu, şenliklerin de "toy”un devamı olduğunu dile getiren Aydoğdu, şunları kaydetti:

“Bu yıl yapılacak 735. Ertuğrul Gaziyi Anma ve Yörük Şenlikleri, özellikle 15 Temmuz günü yaşadığımız o hain darbe girişimi olayından sonra daha büyük bir önem kazanmıştır. Burada Yörükler ve Türkmenler, 'Ben Türküm' diyebilen herkes, bir araya gelecek, milli birlik ve beraberlik görgüsü, dedemiz Ertuğrul Gazi'nin mekanında bütün dünyaya anlatılmış ve gösterilmiş olacak. Bu yılki törenlerin mana itibarıyla daha önemli olduğu kanaatindeyim. Çok şükür milletimiz o hain darbe girişimini defetmiş ve suçlular çok kısa sürede güvenlik birimlerimizin ve devletimizin olağanüstü gayretleri ile toparlanmış ve tehlike bertaraf edilmiştir. Böyle zamanlarda Türk milleti toparlanmayı ve ülkesine, milletine, bayrağına sahip çıkmayı hep bilmiştir. O günde bunu açıkça gösterdi.”

Bu yıl yapılacak Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenliklerinin milli birlik, beraberlik noktasında büyük önem arz ettiğine dikkati çeken Aydoğdu, “Törenler sırasında o birlik ve beraberlik görüntüsünü buradan, dede Ertuğrul Gazi'nin mekanından bütün dünyaya göstereceğiz.” dedi.

SÖĞÜT ŞENLİKLERİ PROGRAMI

Tören alanında yapılacak saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasından sonra şenlikler başlıyor. Yapılan protokol konuşmalarını takiben mehteran konseri, cirit gösterileri, Yörüklerin halk oyunları, misafir folklor ekiplerinin gösterileri ile resmi geçit yürüyüşü yapılır.

“ŞİFALI PİLAV” İKRAM EDİLİYOR

Ertuğrul Gazi’nin sağlığında sürdürülen şifalı pilav ikramının ardından misafirler uğurlanır ve tören sona erer.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.