500 Yıllık Ata Yadigârı 4 Yıl Aradan Sonra Cemaatine Kavuşuyor

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK'lı teröristlerin ateşe vererek tahrip ettiği ata yadigârı Fatih Paşa (Kurşunlu) Camii 4 yıl aranın ardından yeniden ibadete açılacak.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK'lı teröristlerin ateşe vererek tahrip ettiği ata yadigârı Fatih Paşa Camii (Kurşunlu Camii) 4 yıl aranın ardından ibadete açılacak.

PKK'lı teröristlerin şehirlerde kazdıkları çukurlar, kurdukları barikatlar, tuzakladıkları patlayıcıları infilak ettirerek gerçekleştirdiği saldırılar sonucu Şırnak merkez ile Cizre, İdil ve Silopi, Diyarbakır'ın Sur, Mardin'in Nusaybin ilçelerinde yakılan, "karargâh" gibi kullanarak tahrip edilen 135 camiden yaklaşık 90'ı devlet imkanıyla onarıldı.

Tahrip edilen ibadethanelerden biri de UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin bulunduğu Sur ilçesindeki 500 yıllık Fatih Paşa Camii.

2015 yılında PKK'lı teröristlerin ateşe vermesi sonucu tahrip olan, kullanılamaz hale gelen kentteki ilk Osmanlı eseri olma özelliği taşıyan tarihi caminin Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarla restorasyonu yüzde 99 oranında tamamlandı.

1516 yılında Diyarbakır'a vali olarak atanan Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından inşa edilen ve üst örtüsünün kurşun ile kaplanmasından dolayı halk arasında "Kurşunlu Camii" olarak da bilinen cami, çevre düzenlemesinin ardından yeniden cemaatine kavuşacak.

"3 MİLYON 700 BİN LİRA HARCAMA YAPILDI"

Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Diyarbakır'ın sembol yapılarından biri olan caminin aynı zamanda şehirdeki ilk Osmanlı eseri olduğunu söyledi.

Osmanlı Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaklaşık 500 yıl önce yapılan ve 2015 yılına kadar ezanın hiç susmadığı ibadethanenin PKK'lı teröristlerce mevzi olarak kullanıldığını anımsatan Çiftçi, caminin, içerisindeki Kur'an-ı Kerim ve bütün değerlerle ateşe verilmesi sonucu büyük zarar gördüğünü vurguladı.

Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarının hemen ardından Sur'un yeniden ihya ve inşası için başlatılan çalışmalar kapsamında Fatih Paşa Camii'nin hızlı bir şekilde onarımına başlandığını dile getiren Çiftçi, "İlmek ilmek, nakış nakış ince bir çalışma neticesinde burası aslına uygun olarak bütün yönleriyle tekrar ihya ve inşa edildi. Restorasyon için yaklaşık 3 milyon 700 bin lira harcama yapıldı." dedi.

"HER YÖNÜYLE İBADETE HAZIR VAZİYETTE"

Kaymakam Çiftçi, tarihi yapının restorasyonunun yüzde 99 oranında tamamlandığını, sadece çevre düzenlemesi çalışmalarının devam ettiğini aktardı.

"Bu çalışmalar da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Cami her yönüyle ibadete hazır vaziyette. Bu kadar değerli bir eseri tekrar şehre kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaklaşık 500 yıldır ezanın hiç susmadığı bu camide tekrar ezan okunacak olmasından dolayı mutlu ve heyecanlıyız." ifadelerini kullanan Çiftçi, caminin Şubat veya Mart ayında ibadete açılacağını dile getirdi.

İBRET İÇİN KURŞUN İZLERİ SİLİNMEYECEK

Çiftçi, yapıdaki kurşun izlerinin bir kısmının yaşananların anlaşılması için silinmediğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Kurşun izlerinin bir kısmı bilerek bırakıldı. Burada yaşanan süreci yeni neslin görmesi gerekiyor. Camilere ve inancımıza sıkılan kurşunun unutulmaması gerekiyor. Bunlar temsili bir numune olarak kalacak. Çünkü terör örgütünün hiçbir kutsala saygı göstermediğinin burası çok bariz bir örneği. Kutsal bir mekanın terör örgütü tarafından yakılması, onların bu değerlere ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Bunun ibret olmasını diliyorum."

"ALLAH CAMİLERİMİZİ ZALİMİN ZULMÜNDEN KORUSUN"

Saldırılardan önce Fatih Paşa Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlardan Kasım Şenol (70) mahallenin ve caminin tahrip edilmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Vakit ve teravih namazını Fatih Paşa Camii'nde kıldığını ifade eden Şenol, "Oranın ahengi bambaşkaydı. O caminin harap halini görünce ruhumuz harap oldu." dedi.

Şenol, caminin ibadete açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini aktararak, şöyle konuştu:

"Halkımız dindar, ezan sesini sever. Ezan sesini işitmediği zaman ruhen üzülür, ezan sesi yükselirse ruhumuz lezzet alır. Orada Allah'ın evini görüyoruz. Bir an önce oranın ibadete açılmasını istiyoruz. Allah camilerimizi zalimin zulmünden korusun. Camimiz onurumuz ve şerefimizdir. Onarımına katkısı olanlardan Allah razı olsun. O eski ahenk ile bir araya gelip, teravih namazını eda etmek istiyoruz."

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.