12 Farklı Bulut Tipi Keşfedildi

Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), bulut gözlemi ve teşhisi için referans yayını olan Uluslararası Bulut Atlası'na 12 yeni bulut tipi dahil etti. Yeni bulut tipleri arasında en dikkati çekeni, amatör bulut gözlemcilerinin atlasa dahil edilmesi için uzun süredir kampanya yürüttükleri "asperatus" adı verilen dalga biçimli bulutlar oldu.

Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), bulut gözlemi ve teşhisi için referans yayını olan Uluslararası Bulut Atlası'na 12 yeni bulut tipi dahil etti.

Atlası internet portalına dönüştürerek kayıtlı kullanıcılara sunan DMÖ, bulut kataloğuna 12 yeni bulut tipinin eklendiğini duyurdu.

Yeni bulut tipleri arasında en dikkati çekeni, amatör bulut gözlemcilerinin atlasa dahil edilmesi için uzun süredir kampanya yürüttükleri "asperatus" adı verilen dalga biçimli bulutlar oldu.

İlk kez 2006 yılında ABD'nin Colorado eyaletinde gözlemlenen dalga bulutları, o günden bu yana bulut gözlemcilerinin gözdesi haline gelmiş ve dünyanın birçok yerinde benzer gözlemler yapılmıştı.

Yenilenen atlasta ayrıca rulo şeklindeki "volutus" bulutları, jet uçaklarının ardında bıraktığı yakıt izlerinin oluşturduğu "kontreyl" bulutları, doğa yangınlarının ardından gökyüzünde beliren dev duman öbeklerini tarif eden "flammagenitus" bulutları yeni bulut formasyonları arasında yer aldı.

Öte yandan gökkuşağı, güneş halesi, kar şeytanı ve hatta dolu tanesi gibi atmosfer oluşumları da yeni atlasta "bulut tipi" olarak değerlendirildi.

İlk kez 1896 yılında kitap olarak basıldığında içinde sadece 28 renkli fotoğraf bulunan Uluslararası Bulut Atlası, meteoroloji, havacılık ve gemicilik alanlarında bulut sınıflandırma standartları için temel başvuru kaynağı olarak kullanılıyor.

Son baskısı 1975'te yapılan, 1987'de güncellenen atlasın internet portalına dönüşmesiyle tüm içeriği kamuya açılacak ve kullanıcılar da yükledikleri fotoğraflarla atlasa katkıda bulunabilecek.

Kaynak: yenisafak.com

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.