ŞEKER HASTALARINA BESLENME TAVSİYELERİ

0

Diyabet (şeker hastalığı), beslenmeyle doğrudan irtibatlı bir hastalıktır. İyi bir beslenme düzeni ile tamamen kontrol altına alınabilir. Beslenmeye dikkat edilmediğinde ise, kalpten böbreklere kadar farklı organlarda hasarlara yol açabilir.

Halk arasında “şeker hastalığı” olarak bilinen bu hastalığın Latince karşılığı, “Diabetes Mellitus” olup kısaca “diyabet” şeklinde de ifade edilir. Diabetes, Yunanca “idrara geçen”, mellis ise Latince “bal” demektir. Eski medeniyetlerde diyabetli kişilerin idrarlarında şeker olduğu fark edilmiş ve hastalığın teşhisi için karıncalar kullanılmıştır. İdrarın etrafında karıncalar toplanıyorsa, kişinin şeker hastası olduğu hükmüne varılmıştır.

Günümüzde şeker hastalığı teşhisi, kanda açlık ve tokluk glikoz seviyelerine bakılarak konulmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasına, pankreastan salgılanan insülin hormonunun hiç olmaması veya yetersiz kalması tesir etmektedir. Bu sebeple kanda glikoz (şeker) seviyesi yükselmektedir.

Diyabet, temel olarak (Tip 1) ve (Tip 2) olarak iki gruba ayrılır. Tip 1, daha çok genetik kökenli olup çocukluk çağından itibaren görülen türdür. Tip 2 ise, genellikle 40 yaş üstünde ve fazla kilolu fertlerde görülür.

Diyabet, beslenmeyle doğrudan irtibatlı bir hastalıktır. İyi bir beslenme düzeni ile tamamen kontrol altına alınabilir. Beslenmeye dikkat edilmediğinde ise, kalpten böbreklere kadar farklı organlarda hasarlara yol açabilir.

DİYABETİ KONTROL ALTINA ALABİLMENİN YOLLARI

Eğer vücut ağırlığı normalin üzerindeyse, ilk olarak kilo kaybı hedeflenmelidir.

Günde en az 5 öğün beslenilmelidir. Sabah, öğle, akşam 3 ana öğünün yanında, kuşluk, ikindi ve bazen de gece olmak üzere 3 ara öğün; toplamda 6 öğünden oluşan bir beslenme plânı oluşturulabilir.

Ana öğünden en geç 2 saat sonra ara öğün yapılmalı, öğün araları uzatılmamalıdır.

Gece aç yatıldığında kan şekeri sabaha kadar aşırı düşüşe geçer. Gece yatmadan 30-45 dakika önce yapılan bir ara öğün, kan şekeri düşmesini engeller. Bu öğün küçük bir kahvaltı gibi olmalıdır. Bir dilim tam tahıllı veya kepekli ekmek, 2 parmak kadar az yağlı beyaz peynir ve bir küçük boy meyve tüketilebilir.

Diğer bir misal ise, bir su bardağı az yağlı süt, bir küçük boy meyve ve bir dilim kepekli veya tam tahıllı ekmek olabilir.

KONTROLLÜ BESLENME

Meyve, sebze, tahıl ve kurubaklagiller gibi karbonhidrat kaynağı gıdalar, kan şekerinin yükselmesine tesir eden gruptur. Ancak doğru türler kullanıldığında aşırı yükselme görülmez. Posası yüksek, rafine olmamış ürünler tercih edilmelidir. Kepekli ekmek, kepekli pirinç, bulgur, tam tahıllı makarnalar, kurubaklagil yemekleri gibi posalı gıdalar, kan şekerinizin kontrol altında tutulmasını sağlar.

Sebzelerin şeker muhtevâsı oldukça düşüktür. Çiğ yenebilen sebzeler, kısıtlama olmaksızın sürekli yenilebilir. Patates, havuç ise tüketiminde sınırlı olunması gereken sebzelerdir.

Bir öğünde patates yemeği var ise, bir küçük boy patatese denk gelecek miktarda patates yenilmeli ve yanında mutlaka ayran veya yoğurtla birlikte tüketilmelidir.

Meyveler de şeker içeren gıdalardır. Normal çay şekeri gibi kan şekerini hızlı yükseltmezler, ancak tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekir. Meyve, yanında süt ürünleriyle birlikte tüketildiğinde kan şekerini yükseltme hızı azalmaktadır.

NELER YEMELİ NELER YEMEMLİ?

Ana öğünlerden hemen sonra meyve yenilmemelidir. 1 avuç büyüklüğünde meyve yanında 1 su bardağı ayran-süt veya 3-4 yemek kaşığı yoğurtla birlikte ara öğünlerde tüketilebilir. Kabuklu tüketilebilen meyveler kabuklu yenilmelidir.

Son dönemde yapılan araştırmalara göre, tarçın, kan şekerinin kontrol altında kalmasını sağlamaktadır. Her gün 1 çay kaşığı tarçın, süt veya yoğurtla birlikte tüketilebilir.

Brokoli, karnabahar, marul, patlıcan, kabak, soğan, biber, domates, ıspanak, turp, avokado, 5-6 adet çiğ badem, az yağlı kırmızı et, balık, kümes hayvanları ve az yağlı sütler kan şekerinin kontrolünde etkilidir.

Yağlı etler, yağlı süt, beyaz pirinç, beyaz ekmek ve şeker, kesinlikle uzak durulması gereken gıdalardır. Esmer şekerin tesiri de beyaz şeker gibi olduğu için kullanılmamalıdır.

Tatlı tadından vazgeçilmesi en doğru olanı, ancak bu mümkün değilse, bitkisel olan tatlandırıcılar kullanılabilir.

Genel olarak günlük 3 porsiyon meyve, 2 porsiyon sebze yemeği, bol miktarda yeşillik ve tahıl olarak tam tahıllı ve kepekli ürünlerin tercih edilmesiyle kan şekerinin yükselmesi önlenebilir. Aşırı yağlı yemekler de kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Et yemekleri yağsız yapılmalı, sebze yemeklerinde ise 1 kg sebze yemeği için 2-3 yemek kaşığından fazla yağ kullanılmamalıdır.

HİPERGLİSEMİ DURUMUNDA BESLENME

Kan şekerinin aşırı düşmesi, hipoglisemidir. Bu durumda titreme, hâlsizlik, bayılma görülebilir. Öğün atlama, öğün saatini geciktirme veya aşırı fizikî aktivite durumunda ortaya çıkabilir. Hipoglisemi sırasında ekmek, çikolata, süt, dondurma kan şekerinin düzenlenmesinde yetersiz kalır. Bu sebeplele 2-3 adet kesme şeker (1 yemek kaşığı toz şeker) veya 1 kutu şekerli meyve suyu tüketilebilir. 15-20 dakika içinde belirtiler geçmez ise, şeker veya meyve suyu tekrar tüketilmelidir. 1 saat içinde belirtiler geçmiyor ise, sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

KAN ŞEKERİ NORMALİN ÜZERİNDEYSE

Kan şekerinin normalin çok üzerine çıkması hiperglisemidir. Ağız kuruluğu, sık aralıklarla idrara çıkma, hâlsizlik, aşırı susama gibi belirtiler görülür. Bu durumda eğer insülin kullanılıyorsa, uygulanma saatinin gecikmediğinden veya doğru bölgeye yapıldığından emin olunmalıdır. Belirtiler ortaya çıktığında, 30-35 dakikalık bir yürüyüş yapılabilir. Belirtiler ağır seyrediyor veya koma gelişmişse, en kısa zamanda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Kaynak: Diyetisyen Tuğba Alkan, Şebnem Dergisi, Temmuz 2015, 125. Sayı

Paylaş.

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
PEYGAMBERİMİZE KULAK VEREREK ÖĞRENMEK

Altınoluk Dergisi 30. yıl [2015-2016] abone dönemi kampanyasında Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir  Hocanın "Peygamberimin Sevdiği Müslüman" kitabını okuyucularına hediye ediyor. Dergide...

Kapat