Zilzal Suresi’nin Okunuşu - Anlamı - Tefsiri

Zilzal ne demektir? Zilzal Suresi ne zaman ve nerede indirildi? Zilzal Suresi’nin okunuşu, anlamı ve tefsiri nasıldır? İşte Zilzal Suresi hakkında bilgiler...

Zilzâl Sûresi, Medine döneminde inmiştir. Sûre, 8 âyettir. Zilzâl, sarsıntı, deprem demektir.

ZİLZAL SURESİ DİNLE - VİDEO

ZİLZAL SURESİ ARAPÇA

اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ ﴿1﴾ وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ ﴿2﴾ وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ ﴿3﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ ﴿4﴾ بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿5﴾ يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ ﴿6﴾ فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ ﴿7﴾ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿8﴾

ZİLZAL SURESİ’NİN TÜRKÇE OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.

﴾1-3﴿ İzâ zulziletil ardu zilzâlehâ. Ve ahracetil ardu eskâlehâ. Ve kâlel insânu mâ lehâ.

Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği (zaman).

﴾4﴿ Yevme izin tuhaddisu ahbârahâ.

﴾5﴿ Bi enne rabbeke evhâ lehâ.

﴾6﴿ Yevme izin yasdurun nâsu eştâten li yurav a’mâlehum.

﴾7﴿ Fe men ya’mel miskâle zerratin hayran yerahu.

﴾8﴿ Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerahu.

ZİLZAL SURESİ’NİN ANLAMI

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

﴾1-3﴿ Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, Ona ne oluyor?” dediği zaman,

﴾4﴿ İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.

﴾5﴿ Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.

﴾6﴿ O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.

﴾7﴿ Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir.

﴾8﴿ Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.

ZİLZAL SURESİ’NİN KISA TEFSİRİ

ZİLZAL SURESİ HAKKINDA KISA BİLGİLER

  • Zilzâl Sûresi’nin Nüzûlü

Zilzâl Sûresi, Mushaftaki sıralamada doksan dokuzuncu, iniş sırasına göre doksan üçüncü sûredir. Nisâ Sûresi’nden sonra, Hadîd Sûresi’nden önce Medine’de inmiştir. Mekke’de indiğine dair rivayetler de vardır. (bk. Şevkânî, V, 562)

  • Zilzâl Sûresi’nin Adı/Ayet Sayısı

Sûrede kıyamet sırasındaki büyük yer sarsıntısından bahsedildiği için “deprem” anlamına gelen zilzâl ismini almıştır. “Zelzele” adıyla da anılmaktadır. (İbn Âşûr, XXX, 489)

  • Zilzâl Sûresi’nin Konusu

Sûrede kıyamet kopması sırasındaki şiddetli yer sarsıntısının ardından kıyamet gününde yaşanacak olan sıkıntı ve dehşet verici haller anlatılmaktadır; ayrıca dünyada işlenen hayır veya şerrin karşılığının âhirette ödül veya ceza olarak alınacağı bildirilmektedir.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Çok begendim bunun anlamı duygusaldır ya

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.