Yüzakı Dergisinin Kasım 2025 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 249. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Kasım 2025 sayısı “İrade Parada” kapağıyla yayınlandı.

“İrade Parada” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 249. sayısı, helâl kazançtan harcamaya, cömertlikten israfa uzanan çizgide şu soruyu gündeme taşıyor: Kazancımız gönlümüzü mü bereketlendiriyor, yoksa nefsimizi mi esir alıyor?

İRADE PARADA

Bedenimizde dolaşımlar var: Gıdâ, nefes, kan, sindirim, hücrelerin beslenmesi, boşaltım...

Gıdâmız sağlıklıysa, soluduğumuz hava temizse, vücudumuz da sıhhat ve afiyet buluyor. Sağlıksız beslenip, sıhhatli bir beden işleyişi ummak, abes bir beklenti. Zift gibi dumanları çekip ciğerlerin temiz kalmasını beklemek boşuna. Aşırılıklar da bu dolaşımların mühim durakları olan böbrek ve karaciğeri tahrip ediyor. Hattâ vücudun atıkları bile sıhhatin bir göstergesi. Kadîminden modernine tıp buna şâhit.

Bu yapı, toplumdaki işleyişe de aynıyla mutâbık düşüyor. Sağlıklı ve sağlıksız gıdâ, temiz ve kirli hava yerine;

  • Helâl ve
  • Haramı koyduğunuzda;

 Fert ve toplumun işleyişindeki neticeler de aynı sırayı takip ederek;

  • Salâh (îtidal, yardım ve hayrat) ile
  • Fesat (bozgunculuk, yolsuzluk, israf, pintilik) olarak kendisini gösteriyor.

Öyleyse; hayatımızda intizam, toplumda düzen, insanımızda istikamet arzu ediyorsak, kazancın mânevî yapısına dikkat etmek gerekiyor. İşin gerçekçi, «âdetullâh»ın yansıdığı içtimâî yapısı yanında, bir de kaderî tarafı var. Hızır Kıssası’nda; hayır işleyen, iki dervişi ücretsiz taşıyan gemiciler, ilâhî yardıma nâil oluyorlar. Bu ikisi arasındaki bağlantıyı hiç bilmeden. Gaspçı, cimri ve kaba şehir halkından da, bir sâlih insanın iki yetiminin hazinesi korunuyor. Yani helâli korumak adına sebepler halk ediliyor. Haramın ise kendi mezbelesine doğru yolu kolaylaştırılıyor.

Son çeyrek asırda; global kültürün internet üzerinden hegemonyasını iyice pekiştirmesiyle, artık çarşı-pazarımız bütünüyle ecnebî güdümünde. Karşınıza; muhteşem, efsâne, süper Kasım indirimleri diye çıkan şeyin aslı: Kara Cuma. Tarifi: Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl Kasım ayının dördüncü perşembesi olan Şükran Günü’nden sonraki ilk cuma günü düzenlenen ve Noel alışveriş sezonunun başlangıcı kabul edilen, büyük indirimlerin yapıldığı alışveriş faaliyeti. Yakın zamana kadar yılbaşı adı altında Noel’i taklit eden dünyaya, bunun alışveriş gündemi bile yutturuluyor, aşılanıyor.

Biz de bu irtibatla Kasım ayında dosya mevzumuzu, kazanç ve harcama esaslarımız üzerinde belirledik. Bizde kampanya var diye değil, ihtiyaç var diye alışveriş yapılır. Cömertlik, gönülden ikramlar için mevzubahis edilir. Doğduğu yerde bile Hristiyanî kültürün yortularından ilham almış bu günler; bugün sadece tüketim çılgınlığına, kapitalizme hizmet ediyor. Mutlu olmak için alışveriş. Ruh hâlini düzeltmek için satın alış. Kapitalizmin terapisi bile nefsâniyet ve enâniyet dolu.

Hepimiz iyi, sâlih insanlar olmak isteriz. Hayırlar işlemek, hepimizin hayallerini süsler. Fakat gerek kaderî gerek içtimâî hakikat, bunun iradesinin, bizde değil kaynakta olduğunu söylüyor.

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; cimrilik ve cömertliğin, kazançtaki helâl ve haram mührüyle münasebetini, âyetler ve hadisler ekseninde ortaya koydu.

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi; iki makalesinde, «Kazançta Ölçüler» ve «Harcamada Ölçüler»i kaleme aldı. Zamanımızda her iki sahada yaşanan ölçüsüzlükleri, yanlışları serdederek, nebevî esaslara davet etti.

Yazar kadromuz da bu hususta; tespit, teşhis ve tekliflerini sundular. Fâiz, israf, boykot, kapitalizmin çifte standartları, yolsuzluklar gibi menfîliklere işaret ederek, bu bataklığın kurutulması gerektiğine işaret ettiler.

Kimi yazarlarımız da hikâye üslûbuyla; bu akışın sıhhate yönlendirilmesine, temsillerle katkıda bulundular.

Elbette şairlerimiz de gönül tellerinden temiz fikirler ve ilhamlar devşirdiler.

Sormak zorundayız: Helâlden mi? Haramdan mı? Biz bugün sormasak da yarın bu sual değişmez gündemimiz olacak!..

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

Kaynak: Yüzakı dergisi, Sayı: 249

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.