Tevekkül Nedir? Bir Adımı Atıp Gerisini Allah'a Bırakmak mıdır?

Tevekkül nedir? Bir adımı atıp gerisini Allah'a bırakmak mıdır? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Tevekkül meselesi nedir? Tevekkül meselesi bir adım atıp ondan sonra sonucu Cenab-ı Allah'a bırakmak mıdır? Yoksa adımların tamamını atıp sonucu Cenab-ı Allah'a bırakmak mıdır?

Benim kanaatim adımların hepsini atıp, hatta adım atmana mani olan bir durum söz konusu olduğunda orada gerekiyorsa çalıyı dolaşmak suretiyle tekrar atman gereken adımı attıktan sonra, yani kul olarak elindeki bütün sebepleri bitirdikten sonra sonucu Cenab-ı Allah'a bırakmaktır. Yoksa yasak savma babında "Ben elimden geleni yapayım" demekle olmaz. Mesela bir yere birini alacaklar ve bunun için imtihan yapıyorlar. Bunun ilk adımı imtihan için müracaat etmektir. Ben müracaat edeyim, gerisine o imtihanda çıkacak muhtemel sorulara çalışma zahmetine katlanmadan sonucu bekleyeyim. Bu tevekkül olmaz. Tevekkül, kul planında yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra sonucu Cenab-ı Allah'a bırakmaktır.

Tevekkül, Meşru Sebepleri Tüketmektir

Binanaleyh, kul olarak elimizden gelen her şeyi bitirmedikten sonra, ama buradaki elimizden gelen her şeyin de meşru şeyler olması gerekir. Söz gelimi bir vazife için imtihana müracaat ediyorsun, bu ilk adım. Sonra imtihanda çıkacak olan sorulara hazırlanıyorsun. Hazırlanırken de gece gündüz çalışıyorsun. En güzel bir şekilde hazırlanıyorsun. Ama imtihana girdikten sonra neticeyi, takdiri Cenab-ı Allah'a bırakıyorsun. Öyle değil de "Ben hatırlı kimseleri de devreye sokayım, araya sokayım, bizim bölgenin milletvekili bir abimiz var ona rica edeyim, o bu işi verecek olan kuruma baskı yapsın, 89 almışım 90 alan birinin önüne beni geçirsin" türünden bir mantık değil. Yani elimden bu geliyor benim; araya birini koyabilirim, hatırlı birini, "yakınımdır" diye yazabilecek birini araya koyarak hak etmediğim veya benden daha çok hak eden birinin önüne geçerek bu vazifeyi alabilirim. Bunu yapmak değil. Yani elinden gelen her şeyi yapmaktan kasıt meşru olan her şeyi yapmaktır. Yoksa gayrimeşru yollara tevessül ederek bir sonuç almak değildir. Tevekkül zaten burada devreye giriyor. Sen meşru olan yapman gereken şeyleri yaptıktan sonra sonucu Cenab-ı Allah'a bırakmandır. Binanaleyh, ondan sonra sonucun senin istediğin gibi çıkması veya çıkmaması halinde şunu dersin: "Demek ki olanda hayır varmış, hakkında hayırlı olan buymuş, Cenab-ı Allah bunu böyle takdir etmiş" dersin, işine gücüne bakarsın.

Azmettikten Sonra Allah'a Tevekkül Etmek

Bunu nereden anlıyoruz? Cenab-ı Allah diyor ki: "Azmettiğin zaman artık Allah'a tevekkül et." (Âl-i İmrân, 159). Azmetmek ne demek? Bir şeyle ilgili elinden gelen her türlü çabayı yerine getirdikten sonra kesin bir karar aldın mı? O da nasıl olur? İstişare edilebilecek bir şeyse istişare edersin, istihare edilebilecek bir şeyse istihare edersin. Bazen hem istişare edersin hem istihare edersin. İstişarede mesela Ahmet'e danıştın "Çok iyi" dedi, Mehmet'e danıştın "Hiç iyi değil bu" dedi. Sen yine iki arada bir derede kaldın. Ne yapacaksın? İşte burada istihare mekanizması devreye giriyor. İki rekat namaz kılacaksın, Hazreti Peygamber Efendimizin öğrettiği gibi. Ondan sonra elini açacaksın ve istihare duasını, "Ya Rabbi, eğer bu iş benim hakkımda hayırlıysa bunu bana nasip et, gönlümü de ona ısındır. Yok eğer bu iş benim hakkımda hayırlı değilse bunu benden uzak et, gönlümü de soğut ve benim için hayırlı olanı bana nasip et" mealindeki duayı okumak suretiyle insan Cenab-ı Allah'a iltica edecek. Bu 1, 3, 5, 7 kere tekrarlanacak. Eğer hala kalbinde iki arada bir derede bir ikilem söz konusu ise tekrar edecek. Neticeye bakacak ki gelmiş soğumuş. Yani düne kadar böyle hararetle istediği bir şeyle ilgili içinde bir soğukluk meydana gelmiş. Demek ki onun hakkında hayırlı değil.

"Hocam bu ne kadar sürecek?" Söz gelimi bir iş teklifi aldınız. Bu işle ilgili bilirkişilere danışıyorsunuz. Bir grup size diyor ki: "A ne kadar güzel bir iş, bu işi kaçırma." Bir grup da diyor ki: "Yok Allah muhafaza etsin, bu iş senin dinini dünyanı götürür, bundan uzak dur." İki arada bir derede kaldınız. Yani iki tarafta da itibar ettiğiniz kimseler var. Biri "Başla" diyor, biri "Başlama" diyor. Siz de bunun üzerine istihare yapıyorsunuz. Bir gün, 3 gün, 5 gün, 7 gün. Bir de bakıyorsunuz ki 10 gün sonra o işe karşı "Yok ben bu işi illa yapmalıyım" diye içinizden bir istek oluşuyor. O zaman ona göre hareket ediyorsunuz veya içinizden "Yok buradan uzak durmanız lazım" diye bir halet-i ruhiye oluşuyor. Ona göre davranıyorsunuz veya bir şey olmuyor. Sizin dediğiniz gibi bir ay, iki ay bir de bakmışsınız ki işe başka birini bulmuşlar. Olay zaten doğal olarak gündemden düşmüş. Yani sonsuza kadar hiçbir şey devam etmiyor Basri hocam.

İslam ve İhsan

TEVEKKÜL NE DEMEK?

Tevekkül Ne Demek?

TEVEKKÜL VE TESLİMİYET İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Tevekkül ve Teslimiyet İle İlgili Örnekler

TEVEKKÜL HİÇBİR ŞEY YAPMADAN ALLAH'A SIĞINMAK MIDIR?

Tevekkül Hiçbir Şey Yapmadan Allah'a Sığınmak mıdır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle